Kırmızı En Çok Kime Yakışırdı
Bir sokağın köşesinde kaldı adın,
rüzgârın unuttuğu bir hece gibi.
Ne yana dönsem, duvarlardan düşüyor sesi,
şehir, senin yankını taşıyor hâlâ.
BÜTÜN RENKLERİ ALIN AMA KIRMIZILARIMA DOKUNMAYIN
Sabahın henüz icat edilmediği bir saat vardı;
gökyüzü kendi omurgasını arıyordu,
bulutlar harflerini kaybetmiş eski bir dua gibi
boşlukta sürükleniyordu.
Kırmızı Rujlu Sessizlik
Gülüşlerimin boynunu bükme demiştim!
Ama sen, gölgelerle oyun oynayan ellerinle
Gülüşlerimi taşların arasına sıkıştırdın.
KIRMIZIYA BOYADIM BÜTÜN HAYALLERİMİ
Bir aynanın karşısında kaldım yine,
adını unuttuğum bir sabahın ucunda.
Saçlarımı taradım,
her telinde bir hatıran düğümlüydü.
Kırmızıya Boyadım Bütün Hayallerimi (2)
Kırmızıya boyadım bütün hayallerimi, ohh, rujuma değsin.
Düşlerim kan gibi akıyor gözlerimden,
Geceye karışıyor.
Kış Güneşi
Kış güneşi gibisin,
bulduğumu sandığım anda kayboluyorsun. Gözlerimi sana diktiğim her an,
içimde bir sızı büyüyor;
elimde tutmaya çalıştığım ışık,
KIZIL KIYAMET (BİR MEKTUP)
Sana yazıyorum.
Bunu bir şiir gibi değil, bir mektup gibi düşün.
Çünkü bazı şeyler artık süs kaldırmıyor.
Bazı şeyler sadece söylenmek istiyor.
KOKUSUZ BİR HATIRA
Geceyi yine seninle böldüm ikiye,
Bir tarafım sessizliğin sesiyle,
Bir tarafım suskun kalmış “keşke”lerle dolu.
Yastığımın kenarında unuttuğun bir nefes var,
KÖR DÜĞÜM
Yürüdüğüm yolun taşları susar önce,
Ben konuşurum, gece duyar,
Gece konuşur, ben susarım.
Her adım bir pişmanlığın gölgesini taşır
KÖR DÜĞÜM (II)
Yürüdüğüm yolun taşları önce susar.
Sanki zaman, ayaklarımın altında ince bir kabuk olur da
en hafif adımda çatlayacakmış gibi titrer.
Karanlık, gövdesini usulca eğip




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!