Sessiz Yangın”
Boynuna dokundum, dünya eridi,
Gölge gibi sindim geceye, tenine.
Bir öpüş yetti, her şey sustu,
Alev alev yandım sessizliğinde.
“Sevgi diyorum”
Sevgi diyorum,
Herkes aşk sanıyor.
Herkes o yangının peşinde,
Oysa ben küllerde yeşeren çiçekleri anlatıyorum.
Sevgilim Fethiye
Ben, taşların hafızasından doğmuş bir yolcuyum; zamanın tozunu saçlarına bulaştırmış, rüzgârla konuşmayı öğrenmiş, denizin aynasında kendi yüzünü kaybetmiş bir kulum. Yüzyılların suskunluğundan çıktım, tanrıların gölgelerinden yürüdüm, ama kalbimin sesi senden önce hiçbir yerde yankılanmadı. Fethiye’nin kıyısına vardığımda, deniz bana adını fısıldadı; dağlar gölgesini sundu, taşlar bana yol gösterdi. Ben bir mitin içinden yürüyerek çıktım, ama bu destanın adı sen oldun.
Telmessos’un tiyatrosuna vardım. Taş basamaklar göğe açılmış bir dua gibi yükseliyordu. Bin yıllık sessizlik orada hüküm sürüyordu; kralların sesi susmuş, tanrıların yankısı taşlara gömülmüştü. Ama senin gülüşünle o sessizlik uyandı. Taşlar dile geldi, her boş basamak adını söyledi. Ben, antik dünyanın gölgeleri arasında değil, senin gözlerinde geleceği buldum.
Sevgili'ye Elveda
Gidişinle sustu evim,
pencerelerime asılı kalan ışık bile soldu.
Şiir
Bir sabah uyandım,
gökyüzü yanık bir menekşe gibi çırpınıyordu ufukta.
Sokak lambalarının ışığı hâlâ solgun bir mum gibi yanıyordu,
ve rüzgâr, geceden kalma bir sır taşıyordu pencereme.
Siir ciddi meseledir canım ya!
Herkes oyun oynar, ama senin derdin gerçek,
Kelimeler havada uçar, yelken açar,
Ama her anlamı derinleştirecek bir deniz bekler.
Bir şiir, bir bakış, bir anın ruhu,
Şiir Hep Kağıda Yazılmaz
Şiir hep kağıda yazılmaz…
Çünkü bazen kelimeler yetersizdir
Bir nefesi, bir soluğu, bir ruhun titreyişini anlatmaya
Kağıt sadece düz bir yüzey
Şiirleri Düşürürüm Peşine
Biliyor musun, kalbim bir dağ yoludur, sessizliğiyle ürküten,
Geceleri içime çöken ağırlık, yıldızların bile taşıyamadığı
O derin yalnızlıktır.
Ne zaman gözlerini hatırlasam, taşlar aydınlanır, yollar konuşur,
Şimdi Dökül Gözlerimden
Kalbinin kırıkları
bir gölün kıyısında unutulmuş aynalar gibi
içini kanatıyor biliyorum.
Şimdi dökül gözlerimden avuç içlerime,
yüzüm gözüm sana bulaşsın.
Her damla bir mektup gibi düşüyor ellerime,
her harfinde sen varsın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!