Ölmek mesele değil,
Düştüğünü görmesinler.
Sevmek dert değil,
Yandığını bilmesinler.
Yanmak mesele değil,
Sonu ölümse ölüm,
Zulme râm olmak yok gülüm.
Ne zaman hükümran olsa zulüm,
Sonu illa ölüm illa ölüm.
Sırça köşk kırılmaya,
Dost dosta darılmaya.
Yaralanır gönül,
Sinesi dertle dolmaya.
Varlığı yüktür dostun yokluğu hasret,
Ne o yeleli bozkurt sana da mı yalnızlık çöktü?
Öyledir o, zahir bizde mesken tuttu.
Derdi büyük olanın kalındır boynu,
Gam yükün taşınmaz başka türlü.
Sen benim yamaçlarıma sığın,
Ben senin eteklerine tutunayım.
Öyle yükseklere öyle sevdalara,
Uçuşalım.
Sen omzuma yasla başını,
Bebek cesetleri karaya vurduğunda,
Tüm medeniler(!) seyre durduğunda,
Ölen benim, benim insanlığım.
Yere batsın benim insanlığım!
Urumçi, Telafer, Kerkük vurulduğunda,
Atamam ben inek altı, kokuyor pis pis,
Yerim afiyetle peynir, tereyağ, yoğurt oh mis.
Duymak istemem ben tavuk horoz sesi,
Ne güzeldir yumurtalı patates püresi.
Kıyıyorlar kurbanda cânım hayvanlara,
Haftada bir giderim barbekülere, mangallara.
Her yiğit ölür kahramanca,
Ve her yiğit ölür kahramansa.
Yaşamak sevmek kim için?
Ölüm sevdaya dahil.
Yok özünde mertlik niçin?
Hayal zamana yayılır,
Fakat ölüm ansızın gelir.
Sevda hasrete katılır,
Fakat ölüm ansızın gelir.
Aslında beklenen midir?
Ölüm insanı çağırır mı?
Çağırır .
Mezarlıktan çıkamaz olursun.
Ölüm insanı çağırır mı?
Çağırır.
Hiçbir kabri görmezden gelemez olursun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!