Seni benimseyip, bütün milletin
Gözünden, gönlünden sakındım inan
Eğer olmasaydı yersiz zilletin
Sana senden daha yakındım inan…
Dört nala giderken aşk dolu dizgin
Varolan her şeyim artık yoklarda
Tüm şiirlerimi senle bürürüm.
Hani gezmiştik ya şu sokaklarda
Şimdi tek başıma, yalnız yürürüm…
Sensizken tadı yok hiç buraların
Yaşantım bir yerden bölündü, gitti
Dizgini kaybettim, atı kaybettim
Bir bir topladığım umutlar bitti,
Daha ölmeden hayatı kaybettim…
Kalplerde kendime yer kuramadım,
Anlamsız hayalden, düşten, rüyadan
Bak ne hâle geldin Hikmet uyan be!
Ne zevk aldın üç- beş günlük dünyadan
Acıya, kedere biraz dayan be! ...
Eksiktin her zaman, hiç tam olmadın
Sevinçler takside, dert otobüste,
Ömür konvoyumun başını çeker.
Kahır kamyonları hep peşim sıra
Sabır ocağımın taşını çeker...
Derman dolmuşunun patlak tekeri,
Sakın ha! yabana atma bu sözü
Vallahi, billahi peşindeyim ben
Yazı geç, görmedim baharı, güzü
Şu kutbun en azgın kışındayım ben...
Eriyip bitmedi bendeki tesir
Vazgeç artık ey yar, deli bağrıma
Yetti zulmün taşlarını attığın.
Hiçbir şey değil de, bir tek ağrıma
Gitti şu yay kaşlarını çattığın...
Artık yapılanlar çizmeyi aştı
Kendinize gelin, iftiracılar!
Tükendim sonunda, bak sabrım taştı
Haddinizi bilin, iftiracılar!
Çabuk devriliyor diktiğim benim
Yurdumun başkenti memleketimdir
Havası bir başka, suyu bir başka...
O benim geçmişten silüetimdir,
Tarihi bir başka, soyu bir başka...
Beynidir, şu büyük anadolunun
Sen sır vermesen de, senin sırrını
Sergileyen çıkar, hiç meraklanma! …
Senin yaşantını kaderden önce
Kurgulayan çıkar, hiç meraklanma! …
Kırarlar başarı çıkıntısını,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!