Her günü geç, yılda bir iki defa
Ne hatırım ne de halim sorulsun…
Çeksem de durmadan bin türlü cefa
Ne hatırım ne de halim sorulsun...
Yalnızım ben, yalnız olmak kaderim
Epeydir hasretim bir göz yaşına
Suların yandığı yerdeyim şimdi
Lütfedip arama, sorma boşuna!
Kayboldum, bilmem ki nerdeyim şimdi...
Şairlik yolunda tüten hevesim
D. 1314(1894) - Ö.18.03.1973
Dedemin babası; nâmı kör Yaşar
Ayrılıp gidişi otuz yıl aşar.
Baştan sona dolsun aşkın gönlüme,
Bütün dertlerime son verip gitsin.
Gökkuşağı olsun sevdan ömrüme,
Renksiz hayatıma ton verip gitsin…
Yaşantıma lezzet versin, tuz atsın
Yıllar yılı hiç durmadan eziyet
Çektim ve de hergün çöktüm yılmadım
Şükür Allah vermiş bana meziyet
Derdimi şiire döktüm, yılmadım...
Yaşadığım tüm mevsimler yalandı
Nefsime savaş açtım, bu savaş kutlu savaş
Yolunda sürgün eyle, hiç ayırma Yarabbi
Çek beni derinlere, al götür yavaş yavaş
Yoluna mahkûm eyle, hiç ayırma Yarabbi...
Diyor ki içimden titreyen bir ses
Vuslatın yolunu gör yavaş yavaş
Hasret zincirini tam kökünden kes
Huzur duvarını ör yavaş yavaş...
Bu çılgın gönlüme dar gelir kafes
Bu yergim; satılmış, kalleşleredir
Vatanı haince satana yazık!
Sözüm, vatansever kardeşleredir;
Sahip çıkamazsan Ata’na yazık!
Herkes birlik olmak gereğinde ki;
Hayallerim sürgün, ruhum zindanda
Ciğerim sızlıyor, yüreğim buruk.
Vazgeç şu yargısız infazından da
Gelip gör halimi, kanadım kırık...
Öyle etkili ki vurduğun mühür,
Varolan her şeyim artık yoklarda
Tüm şiirlerimi senle bürürüm.
Hani gezmiştik ya şu sokaklarda
Şimdi tek başıma, yalnız yürürüm…
Sensizken tadı yok hiç buraların




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!