Aramızda
haritaların ölçemediği
bir yakınlık var.
Rüzgârın taşıdığı
isimsiz bir sıcaklık gibi
Üç çocuk…
Takvimde büyüyor,
dosyada küçülüyorlar.
On dört yaşın masumiyeti,
karar gününü beklerken
Geliyor gelmekte olan, der rüzgâr,
Kaldırımlar bilir ayak seslerini,
Bir umut büyür kalabalıklar kadar
Ve taşır yarının gizli resmini.
Butlan konuşulur, dillerde dolaşır,
Rahmetli Hasan-Hüseyin Keskin’e
Sessiz bir dua gibi düşer isimlerin kalbe
Bir ömürlük emek saklıdır hatıranda
Dava yolunda yürürken bile ağırbaşlı
İz bıraktın, silinmez zamanın sayfasında
Açılan her kapının ardında
Belki gelirsin diye bekliyorum seni.
Kalabalıklar içinde bile
Gözlerim hep seni arıyor.
Hiç beklemediğim bir anda
Güzel kadın,
sana bir şehir gibi geldim ben,
içimde sokaklar,
kırık kaldırımlar,
Sokaklar suskun, duvarlar dilsiz,
Bir çığlık yükselir gecenin içinden giz giz.
Sorular ağır, cevaplar kederde,
Hak, hukuk, adalet nerede?
İhanet yoktur derler siyasetin dilinde,
Dostluklar kuruludur çıkarın ipinde.
Bugün el sıkışan, yarın sırt çevirir,
Hakikat kaybolur kalabalık sesinde.
Sözler ağır gelir, ama anlamı hafif,
Sakarya burada, siz neredesiniz!
Formayı taşıyamazsınız, kimsiniz siz!
Yazıklar olsun, yazıklar olsun!
Bu şehri satanlara yazıklar olsun!
Gülüşleri sahte, sözleri zehir,
Dost gibi görünür, içleri çürük şehir.
Sırtından vururlar, yüzüne bakarak,
Bir selam verirler, kalbini yakarak.




-
Mustafa Halit Evcim
Tüm Yorumlarbeğeniyle okudum güzel şiirinizi, yüreğiniz daim olsun, sağlık ve esenlikler diliyorum, tam puan
selamlarımla