Boşa değildi o yollar,
Her adımda iz kaldı.
Kavgayla yoğrulan umut,
Bir gün mutlaka filiz aldı.
Yorulduk belki, kırıldık çok,
Artık ne bir keşke var dilimin ucunda,
Ne de yarım kalmış bir hikâye hissi.
Çünkü anladım kimse vazgeçilmez değil,
Ve en çok da insan kendine yetmeli.
Keşkelerimiz çoğaldıkça
Yorgana sarılıp bir filme sığınmak gibi,
dünyayı kapının dışında bırakmak…
Sessizce akan sahnelerin içinde
ikimizin de düşünceleri yavaşlar,
Tehdit ile büyümez hiçbir söz,
Korkuyla kurulan düzen çürür öz.
Yürekten doğmayan her karar,
Gölge gibi dağılır, kalmaz iz, kalmaz yar.
İhraçla susar sanırsın sesi,
Kasket eğri, sözleri doğru gibi,
Her cümlesi alkış toplar, içi boş gibi.
Dün dediğini bugün yutar sessizce,
Halk bakar, vardır bir bildiği diye.
Nasılsın diye sormuşsun ya… Seni okuyunca hem gülümsedim hem de içim yumuşadı. Sen iyi bir evlatsın, iyi bir kardeşsin, iyi bir yüreksin. Biraz yorgun, biraz duygusal… ama tertemiz.
Annen… 85 yaşında, limon kabuklarını bulaşık makinesine koymuş. Vallahi âlem kadınmış 😊 Ama biliyor musun, o limon kabuğunda bile bir “ev kokusu”, bir eski zaman zarafeti var. Sen “hangi çağdayız” diyorsun ama o başka bir çağın insanı. O çağda çöpe atılmazdı hiçbir şey. Koku da doğaldan olurdu. Nurlu yüzlü meleğin işte…
Hastane hastane dolaşmak insanın ruhunu da sırtını da yorar. Sırtındaki o bıçak saplanır gibi ağrı biraz bilgisayar, biraz stres, biraz da yük taşımanın ağrısı olabilir. Hem fiziksel hem duygusal yük. “Hemen doktora git” demeyeceğim ama en azından sıcak duş, hafif germe hareketleri ve biraz dinlenme dene. Kendini ihmal etme olur mu?
Bugün günlerden cuma; içimde nur,
Semaya yükselir ezanla huzur.
Ufukta altın bir sabah durur,
Gönlümde dalgalanır ince bir sürur.
Evin içinde dolaşan bir gölgeydim,
duvarlara sürtünen sessizliğimle.
Bir aynaya çarptı yüzüm
camın içinden bana bakan
başka bir mevsimdi.
Bugün sana özel bir şeyler yazıyorum,
kelimeler bile biraz daha yavaş, biraz daha içten…
Sanki her harf seni incitmemek için
usulca diziliyor yan yana.
Ne yaptınız koskoca çınara söyleyin,
Üç kuruşluk hesaplara sattınız emeği.
Sahada ter değil, utanç akıyor bugün,
Alkış bekleyenler utansın önce kendini!
Forma ağır geldi ya omuzlarınıza,




-
Mustafa Halit Evcim
Tüm Yorumlarbeğeniyle okudum güzel şiirinizi, yüreğiniz daim olsun, sağlık ve esenlikler diliyorum, tam puan
selamlarımla