Yüzüne gülenlerin dişleri bıçak,
Selamı tuzak, bakışı alçak.
Dostluk dedikleri kirli bir oyun,
Her adımı yalan, her sözü koyun.
Kar yağıyor memlekete sevgilim.
Sadece dağlara değil,
sadece Sakarya’nın doruklarına değil
suskun meydanlara,
erken kapanan kepenklere,
üşüyen çocuk ellerine de.
Haklılıkla kavgam var benim,
İçimde büyür suskun bir düğüm.
Doğruyu savunmak değil derdim,
Anlaşılmak ister her bir sözüm.
Kalabalıklar içinde yalnız,
Boşa değildi o yollar,
Her adımda iz kaldı.
Kavgayla yoğrulan umut,
Bir gün mutlaka filiz aldı.
Yorulduk belki, kırıldık çok,
Artık ne bir keşke var dilimin ucunda,
Ne de yarım kalmış bir hikâye hissi.
Çünkü anladım kimse vazgeçilmez değil,
Ve en çok da insan kendine yetmeli.
Keşkelerimiz çoğaldıkça
Yorgana sarılıp bir filme sığınmak gibi,
dünyayı kapının dışında bırakmak…
Sessizce akan sahnelerin içinde
ikimizin de düşünceleri yavaşlar,
Tehdit ile büyümez hiçbir söz,
Korkuyla kurulan düzen çürür öz.
Yürekten doğmayan her karar,
Gölge gibi dağılır, kalmaz iz, kalmaz yar.
İhraçla susar sanırsın sesi,
Kasket eğri, sözleri doğru gibi,
Her cümlesi alkış toplar, içi boş gibi.
Dün dediğini bugün yutar sessizce,
Halk bakar, vardır bir bildiği diye.
Bugün günlerden cuma; içimde nur,
Semaya yükselir ezanla huzur.
Ufukta altın bir sabah durur,
Gönlümde dalgalanır ince bir sürur.




-
Mustafa Halit Evcim
Tüm Yorumlarbeğeniyle okudum güzel şiirinizi, yüreğiniz daim olsun, sağlık ve esenlikler diliyorum, tam puan
selamlarımla