Hercai gülüşlerimin içinde bir sır perdesi gibi kala kaldım.
Sensiz bir kendime, bir de sensizliğime yandım. Bir ürperti geçti sol kaburgamın üzerinden; sana doğru uzanan, sana doğru kavrulan geçmişim ayak uçlarımdan sol yanıma doğru yıkıp geçti her suretimi.
Bir kez doğrulsam bin kez yıkıldım. Yokluğuna alışamadım; hiçbir zamana, hiçbir geçmiş alışkanlığı mı unutmaya...
Sırra kadem mi bastın, bilmem. Bir gölge olup kayboldun mu, bilmem.
Ruhumun acısı kendimi deşer geçer. Bilirim... Bilirim, nefesini bile kokun gibi yüreğime işlediğimi.
Meczup duygular kitledim içime. Bağırsam sesim çıkmaz, haykırsam girdabında kaybolurum.
Sesin, kazınmayacak bir yara izi gibi oturmuş kalbime. Bir nefes alırken bin düğüm olursun içimde.
Çözemedim... Çözülemedim. Kuyunda, meçhul çölünde Sahra oldum.
Çözdüm... Çözdüm aslında. Çağıracak duygularım beni; ölüm kucaklayıp atacak beni sessizliğin en dibine.
Toprağa özlemim kavuşacak. Dilimde son duam sen olacaksın, bir kara gecede.
Bir ömrün eşiğinde bekleyen son yolcu gibi adını her rüzgârın alnına yazdım. Ne gelen okudu, ne giden sildi; yalnız ben, her harfinde biraz daha eksildim.
Gözlerimin kıyısında biriken geceler sabah olmayı unuttu. İçimde büyüyen sessizlik, kendi mezar taşını kendi elleriyle yonttu.
Hangi duaya varsam kapısında senin gölgen bekliyordu. Hangi aynaya baksam yüzüm değil, yarım kalmış bir vedanın kırıkları duruyordu.
Meğer insan bir kişiyi değil, onunla kurduğu bütün hayalleri gömüyormuş. Toprak yalnız bedeni değil, yaşanmamış ömürleri de örtüyormuş.
Şimdi ben...
Kendi küllerimin arasında adını arayan son derviş gibiyim.
Bir yanda sabır, bir yanda hasret; ortasında paramparça bir kalp...
Ne zaman gökyüzü yağmuru omzuma bıraksa, "Belki dönersin..." diye çocukça bir umut filizleniyor içimde.
Sonra aklım, acımasız bir cellât gibi fısıldıyor:
"Bazı gidişlerin dönüşü yoktur."
Ey gönlümün en sessiz yarası...
Eğer bir gün yollarımız toprağın altında yeniden kesişirse, ben seni yine ilk günkü gibi seveceğim.
Çünkü bazı aşklar dünya denilen bu kısa misafirhaneye sığmaz; onlar yalnız sonsuzluğun dilinde tamamlanır.
Ve ben...
Son nefesimde bile adını bir dua gibi taşıyacağım.
Toprak bedenimi alacak, fakat seni seven tarafımı hiçbir mezar örtemeyecek...
Sempatiksair EmrahKayıt Tarihi : 5.07.2026 18:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!