Evet, itiraf ediyorum!
Çok seviyorum
Ve bir o kadar da kıskanıyorum
Göçmen kuşlarını,
Mesafeler kat ettiren kanatlarını,
Yaşamla ölüm arasındaki yolculuklarını,
Ey sevgili!
Sensiz de
Senli de
Yaşmak,
Kederli mi kederli.
Aya benziyorsun besbelli.
Yıldızlar yükseklerde gezer.
İnsanlar yıldızlara benzer.
Kimi gönlümüze yakın.
Kimi uzak gönlümüzden.
Kimi parlak.
Kimi sönük.
Habib’im gönül deryamızın eşsiz incisi.
Zulmeti nura çeviren aşkın sönmeyen ateşi.
Müminlerin gönlünden zamanın silemediği,
Unutulmaz aşkların en büyük sultanı.
Hicranınla dağlanır yüreklerimiz.
Aşkın ateşini harlayan yıldızlar.
Karanlık ve soğuk kış gecelerinde
hayal dünyamızı aydınlatan
Gecelerin sultanı Ay.
İçimizi ısıtan
Gündüzlerin padişahı Güneş
Günlüğüm,
Her günün, günlüğümün sayfası;
Sen dolduruyorsun temiz kalpli sayfalarını,
Hayatımın kabul olunmuş duası;
Silinmeyecek, tatlı yüzlü alın yazısı.
Hala üşüyor musun Kibritçi Kız?
Yine kar yağıyor ayıplarımızın üzerine.
Ekmeğin kibrit kutusuna bağlıydı,
Kalbin vefasızlıklardan gamlıydı.
Hayaller
Alaaddin’nin sihirli lambası,
Berrak mı berrak gönül aynası.
İçinde ne dert olur ne ekmek kavgası.
Kur kurmak istediğin hayatı.
Ey evlatlarım!
Bakıp da halime aldanmayın.
Bu kocamış ağaç, genç değildi sanmayın.
Bir zamanlar toprak gebeydi tohumlarımıza.
Kalu bela deyip açtık gözlerimizi dünyaya.
Dostum, sırdaşım!
Kendimi sen de bulduğum,
Yalnızlığımı sonlandıran yoldaşım.
Karanlık dünyamı aydınlatan güneşim.
Kurumuş hayatımı yeşillendiren baharım.
Duygularımı yeşerten yağmurum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!