Neden ağlıyorsun ey evlat,
Gözyaşı dökmekte mi buldun medet?
Çığlıkların mavi göğü makaslıyor.
Ciğerimde nar çiçekleri açıyor.
Oy evlat, oy…
Mavi göğünde uçurtmalar uçurduğum.
Bağrından akan buz gibi sularından içtiğim.
Aşkımın kundağına sarılı bebeğim,
Sevdanla yanar her daim yüreğim.
Aşığım tabelalarda yazılan ismine,
Özlemek uçsuz bucaksız okyanus.
Hayalin, içinde yüzen sevimli yunus;
Sensiz gecelerde aşkınla yanan fanus.
Özlem sofrasında fikrin yanan mum.
Bir düşün içinde kıvranıyorum.
Biricik dünyamız, yalnız vatanımız.
Mavi gökyüzüdür heybetli çatımız.
Vatanımızın gülümseyen kandilidir Güneş.
Yaşamak hakkımızdır, hakkımız birbirine eş.
Yüreklerden silinsin paslanmış kaygılar.
Beyaz sayfalarda
Kargacık burgacık ,
Nakkaş katili çivi yazılar
Alnıma yazılmış yazıdan beter.
Gecenin siyahından
Minik bir bıldırcının ürkekliği gibi çarpıyor yüreğim.
Soluğumun çarptığı soğuk enkazın altında inlerim.
Hayatımı paralayan hayaletler, uçar başımın üstünde;
Acısı dinmeyen yaralar açıldı bağrı yanık sinemde.
Filler tepinir kutsal toprağımın üzerinde.
Sana ne söylesem, nasıl davransam
Bilemiyorum.
En nadide sözcüklerimi seçiyorum,
Pamuklara sarıp da sana sunuyorum.
Bakışlarıma perdeler çekip de
Sana bakıyorum.
Huzur gözlerini yavaş yavaş yumuyorsa
Muhtaç olduğun ellerinden tutuver usulca.
Gülücüklerin ayçiçeği gibi soluyorsa
Biricik, mutlu günlerin sana elveda diyorsa.
Bırak inci tanelerini serpmeyi kara toprağa.
Hayatını aydınlatacak kutlu güneşin yoksa
Bakma bana öyle,
Ceylansı yüreğimi yaralayan gözlerinle.
Gönülleri yıkıp yakan öfkeler besleme.
Yakışmaz o çayır çimen gözlerine.
Yeşillikler hiç yakılır mı ateşle?
Bir gün sen de yorulursun.
Durgun su gibi durulursun.
Vazgeçersin koşuşturmaktan,
Herkese gülücükler dağıtmaktan,
Seni anlayamayanlardan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!