Dönüyorum geldiğim yere.
Gitmek kolay değil.
Bedenim gitse de
Ruhumdan bir parça kalıyor burada.
Senden; Güneşinden,suyundan
Yüreğimin söylediklerini
Anlatamaz dilim,
Acemi tercüman gibi
Çevirdikleri kekemeli.
Duygularım,akıntılı deniz.
Kimi rahat iş,
Peri eş,
Kuş sütüyle pişmiş aş,
Rakamları kabarık maaş
İster.
Kırılan saat olsa ne yapabilir ki zamana
zaman devam eder kendi yoluna,
sana bir şeyler katarak
ve senden bir şeyler eksilterek
bakmadan arkasına.
Kalabalıklardan kaçıp sana sığınıyorum,
Koynunda güvenle barınıyorum;
Sessizlik ülkesi sığınağım;
Yalnızlığımı paylaştığım,
Dertlerimi anlattığım,
Dert ortağım.
Bir kartalın uçma rahatlığını verir bana varlığın.
Cesaretimdir arkamda hissettiğim güçlü duaların.
Baharlardan derlenen çiçek sepeti kucağın.
Beni sarıp sarmalayan sevgi demeti kolların.
Kaç kere çekip aldı beni ateşlerden
La la sol la la sol
Fa sol fa sol
La la sol
Evet bir nota ancak bu kadar ezberlenir,
hüzünle söylenir.
Roller dağıtılırken bu fani dünyada,
en zor rolü vermişler babaya.
Başka söz sanatı yokmuş gibi
benzetmişler babayı
başında sert rüzgarların estiği,
her daim tepesinde karların yer ettiği;
Farklı yönlere baksak da
Baktığımız yer aynı dünyaysa
Bu hır gür niye?
Yürüsek de farklı yollarda
Çıkacağımız yol aynıysa
Öğretmenim!
Haydi, bize bir resim çiz ;
İçinde hayatımız gibi dört mevsim
Gökkuşağı gibi her tenden ve renkten
İnsan olsun:
Sen, ben, hepimiz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!