Hayriye Aygül Şiirleri - Şair Hayriye Aygül

Hayriye Aygül



Yürüyorum sokaklarda yumuk yumuk ellerim
Yanaklarım yumuşacık pamuk pamuk tenim
Dudaklarım büzülmüş donuk donuk rengim
Kadehte yıllanmış bir yudum şarap misali

Devamını Oku
Hayriye Aygül

Zirvelerin zirvesindeyim yüce dağların
Hazan kokulu bir havanın içindeyim
Rengarenk çiçekleriyle sanki cennetteyim
Kalbim sana sevdalı bırak sende son bulsun

Denizlerin çılgın dalgasıyım sakin olamıyorum

Devamını Oku
Hayriye Aygül

Gördüğüm bir rüya / Anı

Dağların eteklerindeki manzara harika görünüyor.Bembeyaz evleri,yemyeşil bahçeleri ve ormanları çok hoş bir görüntü sergiliyor.Şehrin alt tarafından geçen çay ve kenarındaki koca koca ağaçlar berrak suyuyla Munzur'u bana hatırlatıyor.Hava çok güzel ve sıcak,gökyüzü masmavi ve bulutsuz.
Şehrin kenarındaki çay ile evleri birbirinden ayıran çok yüksek duvarlar bana hemen Çin Seddi'ni ve heybetini hatırlatıyor.Sanki bütün şehir halkı bugün pikniğe gelmişler.Çayda yüzenler,sohbet edenler,ızgara yapanlar tam piknik havasını yansıtıyor,günün keyfini çıkarırcasına eğleniyorlar.Şehir ormanlarla kaplı dağların arasındaki vadilere kurulmuş.Evler 4-5 katlı olup, hep terasları bu manzaraya bakıyor.Çoluk,çocuk ve tanıdıklar çay kenarında oturmuş,kimi sohbet ediyor,kimi yüzüyor.Birdenbire çaydaki su seviyesi yükselmeye başlıyor.Bu durumu farkedince etrafıma emirler yağdırıyorum.Hemen burayı terketmemiz gerektiğini anlatırken,toparlanıyoruz.Eskiden bilirim; dağlara dolu ve yağmur yağınca sel olur ve tehlike yaratır.Evlerimize girdik ama,su seviyesi hızla yükseliyordu.Çayla aramızda yüksek duvarlar vardı.Yinede durum tehlike arzediyordu.Köşe bucak kaçanları uyararak hızla çayın karşı tarafına geçmelerini önermeye vakit kalmadan mahlesef çoğumuz geç kalmıştık.
Evlerin arasındaki sokaklar nehir gibi akıyordu.Bazı evler sel sularının etkisiyle temelden sökülmüş,sürükleniyorlardı.Biz üst katlara tırmanmaya başladık.Ne yazıkki durum hızla tehlikeli olmaya başlamıştı.Evin terasına çıktık,manzara korkunçtu! Şehrin ortasından iki nehir akıyordu.İçinde bulunduğumuz evler sallanmaya başlamıştı ve yanımda Edibe ile Sinem vardı.Bulunduğumuz terasın üstü ters döndü,duvara tosladı.Biz can havliyle yanımızdan sürüklenerek geçen yüksek duvara atladık.Bir noktada artık insan bilinçli olmayı bırakıyor,robot gibi hareket ediyor.Bizde aynen robot gibi çaresiz ve zavallı bir durumda oluyoruz.Beyin artık durmuş gibi yaptığımız her hareket bilinsizce oluyor.Bütün şehrin sürüklenen çatılarından başka birşey gözükmüyor.Sel değil,sanki çamur deryası akıyor.
Artık yapılacak birşey olmadığını farkedebiliyorum.Şehrin altından akan nehrin su seviyesi o kadar yükselmemiş olduğunu görebildim.Duvar ile nehrin arasında epey bir kara parçası var.Bir anlık tereddütten sonra yanımdakilere ''Haydi atlayın! '' diye bağırdım.Atladık.Bir baktımki biz yalnız değiliz.Tüm şehirdeki insanlar orada ve karşıya geçmek için su seviyesinin inmesini bekliyorlar.

Devamını Oku
Hayriye Aygül

1) Mani maniye geldim
Seviyorum demeye geldim
Maksadım mani değildi
Ben seni görmeye geldim

2) Ben bugün yarimi gördüm

Devamını Oku
Hayriye Aygül

Seversem adam gibi adamı
Adam gibi sözünün eri olmalı
Seversem ben yürekten adamı
Huyu güzel sözü erkekçe olmalı

Seversem ben adam gibi adamı

Devamını Oku
Hayriye Aygül



Topladım yükümü yükledim deveye
evime geldim
Allahaısmarladık yürekten sizlere,
Bu yıl bitti,

Devamını Oku
Hayriye Aygül

Günaydın,
topraktan baş kaldıran zambak
Günaydın,
bahçe çitine konan serçe,
Günaydın,
penceremden içeri giren güneş

Devamını Oku
Hayriye Aygül

Mehtap vurmuş şavkını suya
Sözleri tatlıdır,dil akar bala
Ayrılık yazılmış dağa taşa
Gönül emeklerin kapılmış suya

Oturdun dağın zirvesine

Devamını Oku
Hayriye Aygül



Açtım gözlerimi seciyesiz bir güne,
Gökyüzü, mavi hariç her rengi asıp boynuna,
Saydırıyor dünyanın cibiliyetine,
Yağmur mu yağacak, kar mı?

Devamını Oku
Hayriye Aygül

Kapanmayan yaraların merhemi
Bitmeyen dertlerin son dermanı
Kuzenlerimin en nazlısı çiçeğim
Gider miydin mutluluğun deminde

Revamıydı bu sana ve bize

Devamını Oku