“Sevilenin hatalarını görmez aşk
Sevilmeyenin görüntüsünü bilmez aşk “
Gecenin betimlerinde eriyordu bakışların. Hayali bekleyen bir ruhun sonatına paklanırdı yadın.
Sevgi, bilinemez iç yaşamanın atlasıdır. Görülemez,ulaşılamaz,yaşanmaz, imkansız olanı farklı renklerle verir.
En küçük dirhemde biriktirir hisleri, toplar bağında .
Mevcudiyetlerin mucidi yapar seveni.Dönüşmeyi bekleyen algıları yokluğun uzağına taşır. Var olmaya giden nefsin son nefesi olur sevgi.
Sevgiden uzak her duyguyu tümler, içteki bağıllar.Bizi en özellere özne yapmaya odak yapar.
Bu yüzden içinden bana özerk bir kent gördüm Zindenaz.
-Bütün güzellikler seni tümlüyorsa gözbebeklerinin büyümüşse beni görünce bu görücüye çıkmış sevdamızın maziliği hazırlanışıdır.
İç gardıropların içinde, saklıyordum sensizliği.Bakir günlerin özlemine kavuşmak adına sensiz bir şıktım.
-Her gün yeni bir sen giyiyordum. Hüzünlerin diline pelesenk olmamak için.
Bekaretini kaybetmiş bir kelebeğin güneşe ısmarlanması gibi öylesine hayflarım vardı. Öylesinde sende kayboluşlarım batardı sineme.
Ölürcesine sende kalışlarım vardı Dilnaz.
*Uyarılma kendini atıyor senden sonralara. Sonrasızlığın diz boyu hayatlar sunuyor.Bulanıyor hayat.
-Anlam yüklemeye devam etmeliyim yeni aşklar patikasında.
-S’evgili sevgisizliğin kurumuş ormanını yakmalıyım ateşe.Aşk, ateşten önce yansın diye
*Güncelliyorsun y’aramı. Sonu yok gitmelerin.
-Uygulamalı ruh kendine ödevler bulmalı denek olduğum lirik tayfalara.
Geri dönüşleri haykırsın hasrımızda. Kendine gelsin kendinden gitmeler. Belleğimde kalan senli demleri tarasın kader. Seni gördüğüm ilk bakışın ortasında kalsın ortanca özlemler.
çalınan bir gidişin şerhiyim
sayılarla gitmelerin kaldırımındayım
gitmişse bir kere
neyi çarpsan işlem tam değil
umut eksi
bizden bir parça nemli
Gladyatör Bir Mecnun’um İstanbul ‘da Zindenaz
-Seni sevdiğim sürece hiçbir güzele, hiçbir sensizliğe, hiçbir deme yenilemem.
-Gücümü yüreğinde bitmeyen sevginden almışım.
-Yalnız sana yenilirim, yalnız sana tükenir ömrüm.
-Arenadaki gladyatör gibi sözlerinin hançerini kullanarak seni benden alan kaderciyle savaşıyorum.
-Ben yenilemem bu kadar seni severken.
GülZen ( Kadınlığın Gülü)
-Sözlerinin rengi karıştı gül yıllarıma. Gül bayramı yaşamaya yakındım.
Dilsiz bir gökkuşağına ısmarladım renkli dünyanı. Yıldızları toparladım, yaryüzüme.
-Her yıldızın elinde bir gül, geceme seni kadın olarak sunuyor Gülzen
-Sen kadınlığın gülü olarak açılıyorsun yaralı yüreğimin vahasında.
Gözyaşlarının Yazamadığı Mektup
Islak ve akışı göz nurundandı.
Söylemeden akardı damla damla
Silecek el şimdi yok.
Kurumazdı o yaşlar. Bir aşkı kurutmak demekti. O yüzden nemli gözler, hikemli sözlerin kavmindendi.
Gözyaşları:-Biz durmayı bilmiyoruz, biz aşkız, biz acıyız, biz çığlığız, biz haykırışız, biz vicdani ırmağız, biz psikojolik nemiz. Biz akmanın aynasıyız. Biz akmaya, yakılan gönülleri ıslatmaya, uslatmaya akıyoruz. Bu göz yaşları senin değil. Akan göz yaşı senin olmaktan çıkmıştır, kimin için döktüysen sahibi odur. O göz yaşları ona akar, onun yüreği o dem hisseder.
suların kitabında yüzüyor son cümlen
y’el değirmeninde öğütüyor son bakışın
acıların kehribarı çeker beni son çeliminden
o bakışında bin kez ölüp sağ kalıyorum
yırtılmış umudun yamacısı gibiyim sol yanım kav




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!