*
Gel
-Bütün sevdalar k’avdan sense ateşin özüsün aşktan önce ve sonra.
Tutarsızlığını kemirdi kederi,, yaşadığı ve yaşamaya devam ettiği bir hayatın hatlarında ben teli koptu.Bensiz ve elektriksiz bir hayatın yalnızlık barınaklarında yaşıyor aşk ve nemilcan.
Yol ile yolculuk tutturmuş gidiyor, tutku adresini soruyor, sadakat istedin, ruh adım sadıktı. Bir ömür beraber yaşamayı diledik ; ama bir ömür bir birimizi unutmamayı andın bandına kaydettik.
Zayıf bedenimize çullanmış bir yılgı yaşlandırır bizi.
-Şüphenin faylarına yatak sererek yeniden ona dönmenin samanyolunda yıldızlar bu aşkı şifrelemiyor.
Şeffâf, nârin bir hoşluğun yastığında sensiz geceleri yıldızlardan sormaktan bıktım.
1.
yalnızlığın “ gece “ oğlu oldu
gözün aydın aşk
2.
uğrunun batısında güneş batar ben doğar
ol'lara düş-tü insan,
Düş-lerini gerçeğe verdi,
Çıkar ağın-da tüm dönemeçleri, ikilemleri,
niyeti, bayramlara gitmekti ben bayramken
Geri dönüşü olmayan ben kurbanında
bunu bilemedi...aşk ve keder
'O,artık kendini biliyora ithaf-ı su '
Aşkın su,yüreğin ben, gidişin kavın kardeşi
O yüzden uzak cehennemlerde küle üfleniyoruz
Tutkunun son ekmeğiydin,bileydin özünden
Bu yüzden sulu bir yüreğin yemeğine bandırdım ölümsüzlüğünü
“Herkes içine gömdüğü yaralı bir hayvanla iyileşmeye çalışmakta.”Benimkisi ürkek bir ceylandı... Sevdamın yeşil ormanlarında kaçışıp duruyor...Oysa avcı değildim, sevdamızın aslanıyım, gönlümüzün bekçisiydim. Küskün bir geçmişin otlakları arasında mecalini gezdiren narin, aşkın simyasını yüreğinde taşıyan özel ceylandın.
-Ormanımız vardı, algılarda, güzel olgulardan, seçkin iyilerden, bize özerk tutkulardan, bitmez sevgilerden, derin bir aşktan oluşan…
-Bir t’adı taşıyorduk.Dünya, dimağlık seçkiler üstüne kurduğumuz amaçlarla kaplı.
-Farklı amaçların tadındaydık.Dahası herkes kendi çıkar ekseninde döndürüyordu dünyayı.Aşk, içtepilerimize tepik atan içsel hazların, açlıkların, sevi tokluklarını yaşama algısı, sevmeye, sevilmeye, kendimizi karşı cinsin eleğinde özel emellere, ya da elemlere teslim etme mecrasıydı.
-Sen aşküstü bir yerde ve serdeydin.
Ruhumun kelebeği uçtu yalnızlığıma
Ben baharın aşk babasıyken
Sen gittin ankara’na
Bulutsuz bir umut güncesinde
Gelmene arzular ekleyen arzu çiçeğim
Seninle aynı meyvede bağ olmak ister
Mutsuzluk Varisi
Mutsuz ve umutsuz bir güvercin gibi yuva yaptım gönlüne
Aşk özgürlüktür diye geldim
Ne yazık ki esirim tutukluyum sana
Bütün yoklukların arasında yokluğum sensin
Sensizliğin şelalesinin yüreğinden akmasını beklerken
Tam baktığım bakışların doğusunda
Güneş ile birlikte bana bakıp
Tam yüreğimin ortasında akan nazlıcan ırmak oldun
Şimdi gel gör ki
Bilmelisin
Farelerden sonra
En çok peynir devşirdiğimi
Bilmelisin ki...
Tavşanlardan çok havuç kemirdiğimi
Bilmelisin ki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!