Tartaklanmış bir hayalden sonra
umutla büyüyen ilgilerin ünlenmesi
Ruhumda okunan son bildiride,
Adın mı şanın mı kanın mı aşkın mı bilmem
yerli yabansıl tutkuların umurunda değilim
Açık istemlerin korkuları sarıyor balonik zihinleri
Işığı görmeden karanlıktaki aşkın şişirilişini özleyen
Kalbin surları dışında nefsin ucunda dönen
Dönek aşkın çirkeflerini ezbere yiyorlar
Açlık ve isyan ıslıkları
Özel dönüşüm yapan özün öküzleri
Heyecanlı ve beyaz adımlarla yürüyüp otobüs durağına geldim. Sınava gireceğim okula gitmek için otobüs bekliyordum. Kuşkular,heyecanlar, tuhaf tuhaf düşünceler ve sınavla ilgili hayallere dalıp dalıp otobüs bekliyordum.Bir ara şöyle bir etrafa bakındım.Elindeki dosyalardan,yüzündeki heyecan ve endişe anlaşılıyordu ki bu genç güzel kızda sınava girecek.
-Bir ara kalbi bakışlarla bir daha baktım. Sınav meleği gibi geldi. Oysa sevdanın yüreği hep aynı yansır, aynı titreşimlerle savrulur tutkular,aynı anda çıkar kapsülünün içinde çıkar aşka akışlar. Gizemin kızı,tesadüflerin sırrı ifşa oluyor sanki.
Bir tutku çubuğunu Musa’nın sandığıyla salıp denizlere kafdağının ardındaki sevgi sularında ulaşmanın ilk adım atışlarındayım.
Ona baktıkça iç içe giren tutkuların ipekli ipi olur sevda.Nakışlanmış; ama içi içe düğüm olmuş, bakışlar,gelecekteki akışlarla çözülecek baha biçilmez anların demindeyim.Elim titriyor,sınav gününde bu mu eksikti. Aşk meğer şimşeğini her sevme yağmurunda çakarmış yeni anladım.
İçimden ona sana sevgi sözleri söylemek, senden aynı karşılığı bulmak hayalin öz çocuklarına bile zor; ama içimde sana bestelenen helecanlarla söylenen bir aşk melodisi var.
23.23.2010
Eski aşk yazıtı...
Giden en büyük suçu işlemiştir. Bir yüreğin katili olmaktan daha ağır vebal var mı ki? Bu dünyanın en üst duygularından biri aşk değil midir? Uğruna bütün fedalarımızı harcadığımız kaç duygu var ki?
Oysa sen gitmelerin bestesi oldun. Sol yanımda çalınmayan türkülerin hüzünlü kavuştaklarında tekrarlandı dünyan.
damıtılmış hasretlerin sonrasında akıllandım aşkına
tragedyanın gölgesiz oyununda kaderimiz ağladı
duyuşun uyanışında ruhuma indi sevgin
sevdim başladı gitmenin filmi
bekledim bitmedi filmin sonu
Kitapların hükmü kadar değildi aşkın hükümranlığı.Bir kitabı okumak gibiydi ilk başta aşk.Ama aşkın da kitabı varmış,sevdikçe, ayrıldıkça.Kitaptan kitaba geçişleri yaşarsın.
*Sevmenin, nefreti yenmesiyle başladı.Aşkın aklı yenmesiyle devam etti. Uzlara kadar masal herkeste aynı devam eder.
Dante: "Geniş varlık denizinin her yanında geniş bir aşk akışı vardır. Fiziksel devinim, bitkisel yasam, zihinsel yasam... hep evrensel aşkın derece derece yükselen aşamalarını oluşturur. Aşağı derecelerinde yanılmayan aşk, akılla aydınlandığı zaman iyilik ve kötülüğe eğilim kazanır. aşk kusursuz olmayan iyiliklerin üzerinde de vardır. Hatta irade, hile ve şiddet kullanmak yoluyla bir başkasının kötülüğüne çalışmış olsa bile yine aska uyar. Kötülükler asktan uzaklaşma oranında bir takim derecelere sahiptir ve kötülük aska yaklaşmak için sarf ettiği üç oranında erdeme yaklaşmış olur... Cehennem bile adalet kadar aşkın eseridir."
Ve insan yaşamadığı bu duygudan dolayı suçludur.Bu milyonlarca tanımı olan içsel duyulsamaya ayarlı saatli bombayla parçalanmak gerek. Aşkın böyle içsel bir mazisi, iradeyi ezen bir yanı vardı.Aklın erişemediğim, fikrin güreşemediği, konuşma dilimizden daha farklı bir dili olan eylemin hep gölgesinde,içinde, sızısında, yanında, uğrunda olduğu bir duyguüstdür.
Aşkı tanımlara sığdırmanın anlamı yok.
İlle herkes sevecek
Bu senin dışında diğerlerini de sevmeyi seven
Bu ülkede sevmemek bile paralı
Bu ülkede sevmek bile çok pahalı
Yaralarım tazeleniyor
Yârime ezek yaralarım
' o kendini biliyora' im-? a. N. arası Gül mü zümrüt mü.monisleşme ey aşk...
Hisler raks ediyor neonların gölgesinde.Bir boşluk orda gölgemde kalakalıyor.Uzak sözcüğü ışıltılı bir şekilde atılıyor önümde.Uzaksın diye sevmiyorum tüm uzakları hatta uzamışları..
Çıldırmalar,çanını çalıyor Julyet’in esrik kalbinde…Sen sesime alışmışken, benli türküleri sazına söz ederken yoktum yanında…
Bir çırpıntılı vuruşlar sahilinde tutuluşlarımı izliyorsun Eyfel’lerden ey aşk….
uzak aşkların gizlenmişindedir açların ve saçların
sevmemeye dayalı söylenceler beni rüzgarına ucurur
siyah umutların son buhurunda
kışkırtılmış arzularım
sulara ve suçlara akar
gri anlara çetele tutan nefesim
' O kendini biliyora ithaf '
Aşk çuvalında çıkan yavru kediydin
Önce yüreğimden ısırdın
Yaralarımı tırmaladın
Kanattın sevdim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!