Aniden bastırıyordu özlem damlaları, beni ilklerine iliklerime kadar ıslatıyordu hayat. Aşk ile yağmur arasını buluyordu gözyaşı.Beni usanık ,uyanık hallere taşıyordu içimdeki taşınmazların .Gayrı menkulüm olmuşsun ki bu sevdanın kulu kölesi olarak peşinde sürükleniyorum .
*Yalnızlığımın çekmecisindesin, özledikçe çıkarıp yazıyorum seni.
*Yokluğunun sevilecek neyi varsa o yokluğuna n’ey çalıyorum.
-Hoşça kal meğer ayrı yazılıyormuş, sen gidince anladım. Ne kadar bitişik yazmaya kalksam da aşk kurumu uyardı beni.
*Sırrın meğer senle hoşça kallar yaşayarak sende yok olmakmış.Buymuş aşkımızın sırrı.
-Beni Benden arama-23
Baharı aşılayan umudun fidesi olarak hazanlarımı yakarak gel i
Çiçeklerin yumuşak şefkatine gelen senli arı oldum. Arınmak için aşkına,kokuna ,huyuna, güzelliğine tutunarak sana geldim.
-Zira hazlarım cebimde kaldı. Böyle kodlanmış bir erkeğin aynasıyım. Anlayamazsın.Aflarındaki afakileri çözmek sorunsalındayım.
hiç kimsenin çok kentinde bana İstanbul gibisin
milyonda birin içinde benim birim sensin
kurnalar,turnalar,nazlar, sözler, kızlar asında sen çalındın
İstanbulsuz İstanbul’da kendimi aradım
Vardın
Yokluğun trafiğinde
Bu şehrin yakılan aşklarında
yalnızlığı yaktır bana...
uğruna küller olduğum sensiz kentten kurtar
sensizliğim acıyor
tedavi etsen gelişinle
sen aşılı kolumsun nasıl silineceksin
Kal olmuş kavi düşlerimde kazılar yapıyor sonsözlerim. Vakit gelir gidersin gitmeyi sıkı sıkı giydiriyorum. Gizlenen yağmurları gözyaşlarına sunuyorum. Hiç gelmez değilsin bana…Biraz ,birazlara yetiniyor yetiklerim, yetim kalan yeislerim.
Bitmeden bahar yer altında gizlenen sevda cemrelerim çıkacak, çiçeklerine buhar olacağım
Sularım söz yazılacak yeşeren yapraklara. Meyvenin habercisi geliş kuşları gagalamasın acılarını diye saklanıyorsun benden.Biriken benden katre katre mahsul ürünler pazarlanır sensiz pazarında.
Onulmaz,umulmaz açmazlarımla yaralarımı pazarladım yabancı güzellere.Topladım eski umutlarımın birikilmişliğini,itilmiş mecburlarımın meçhul esintilerinde.
Duy sesimi, Davud benim için söyledi canhıraş melodimi. Herkes lal ü kal oldu.Sense, benim sevgim bitti,yetemem sana.Bitiklerinin kitabesinde Leyla’nın artıksı sevda satışını yapıyorsun.Pazarla benim gibileri bensizlik malihulyalarında.Seni 80 kişi istemişti.Varmamıştın. Varın, varsılın, varamadığın, darmadağın, yanardağın ben olmuştum. Benistan’da hep ilkleri yaşamıştın. İlk kez kezalarının kazası yoktu. Ummi umutların,aydın sevilerin hep yaşamıştı Benistan’da.
Kurduğumuz hayallerden elmas değerinde tutuluşlar yaratmak istiyorum...Onları dayatılmışlıkların olmadığı sonların tüneline taşımak; senin olmadığın şirin zamanlarda da yokluğunu tane tane sıralamak istiyorum aşk göğüne.Yıldızları silip,senli ışıltılarla geceye bakmak istiyorum.
Giyotine basar gibi bastın bağrıma.Kanayışımı yazmak için acelen var sanki.Şimdi şiirimin Ortadoğusunda sol yanın kanıyor.Saklı bir kentin can kedisi olarak, kendin olarak,kendini bulan olarak, beni bulan olarak, olarak ya da olmayarak kısrağım olarak geldin sahilime.
Gün_eşim gibi ışıldadı gözlerinin sözleri.Sözle ile gözün aynasında tarandık.
-Korkusuzluğun bahşişlerini verdin. İçimizde yaşanmamışlıkların iç çocuğuyduk. Yaşamımızı etkileyen ve çözümlenemediği zaman süregiden çatışmalar, endişeler, üzerinde düşünülen konular o kişinin temel sorunlarını oluşturur.İçimizdeki ana-babanın sessiz kalışı yeni sorunlar getirir.Benlik hastalığımız başlar.Yıllar boyunca süren bir hastalığı bir anda iyi etmeyi beklemek doğru değil yar.İç çocuğunuza inanarak her gün iç çocuğunuzla buluşmaya devam etmeliyiz.
-Kendimizi yaşamanın kendi sınırları içinde olmalıyız. Nefsin ilacı yoktur. Hastalığın ilacı var.Yaşanmışlık tek ilaç. İçimizle kumar oynayarak içimize atılanları eğitemeyiz yar.
-Doyumlarına sahip çık. İlgi, sevgi, romantizm,şımartılma, sürprizler,hoşlukları saymakla bitmeyeceği nice içsel açlıkları yaşamaya merhaba.
mutsuzluğun once beni kemirir,sonra seni bulur..
bestelerime sevincin bulaşsın,hüznünü istemem..
benimle bulunan hazanların ayraçlarına aldım
şimdi neden burda değilsini oynuyor umutlarım
ya gitmelerin en sonunda bin hezarın görünsün
içimdeki tav mahalimle taç mahalline gelem
İçim acılarına tümleniyor,çıyanların çay damlıyor yalnızlığımda Çok acıtıyorsun çok bilmem ki neden, niye? Hani görmezlikten geleyim, hani gamsız defteri açayım diyorum defalarca kendime. Her seferinde susamışlığın sefere başlıyor. Vazgeçilmezliğin imansız hayallerine dalıyorum. Helalim kadar hal misin? Celalin cemi cümle akışlar bağlıyor .
Beni senden alan beni senden çalan,beni senden gönderen sorular kadar cevapsız tarifler arasında yemek tarifi öğreniyorum.Gerçi hep tartışılır erkeğin yemek yapmasının hijyeni ve lezzeti.Ve de erkek gerçek sever mi? Gerçek kadar tartışılan tüm fikri firarlardan makus talihimi yenmek için affına yek ahenk oldu içsel dünyam.
Dostlar her sözce arasında “bu sana göre değil” diye. Bu göreceler arasında sana karalanmış ruh yolculuğumda yorulmadım. Bundan sonra kimi gönlüme çalakalem alacam ki. Umarsız söyleyiveriyorlar halden, aşktan, sensizlikten ve sana bağılarımın derinliğini bilmeyenler. Onlara kızıyorum her şeyin suçlusu onlarmış gibi içten içe. Sonra neden beni senden alan nedenlerinde edilmiş onca zorluk tepeleşiyor.Neden,ummalarım ummanken,senin çölündeki vahalarda vaveylaların artıyor.
“Neden bunları bana yapıyorsun”. Bağırıyorum,aşk bülbülünün gülünü aradığı meçhul arayışlarda. Susuyorum.Sükun edilmiş kavuşmaların diliyle biraz bizce konuşuyorum,senle bakıştığımız aynada.Ayna çatlıyor,yüreğimin aynasında camlar gitmelerine ve gelmelerine batıyor.Bitik bir halin bir deri kemik fotojeniğine sürükleniyorum.
Kalıyorum.
'O artık kendini biliyora ithaf'
S/onsuz bir arayış r/ayındayım bu gece
derin derin sensizliğe parlayan yıldızlar kucağımda
baş başa kaldığımız demleri sorup duruyorlar
Yokluğunun yoklamasında y/oklarım yoktu
hamiş:(Bu yazılar sevgiliye değil en sevgiliye ithaf)
Kader yolun tamamında yanında değildi. Gitmek kaderin değildi.
-Bu yol ayrımlarının ayrılıkçı gerillası bendim. Ben’den beklemediklerinden ürken ceylan gibiydin.
-Güzergahın gah güz, gah yazları tümlerdi.Aslında sen yazgımın yazıydın, hasat olmuştun sevmeye, kadın olmaya, anne olmaya.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!