Önce yaşayamadıklarım üşüdü
Sonra üşüdüklerim üşüdü
Dünya üşüdü
Ben ise sadece üşendim
Üşümek zor iş Lili
Ama üşenmek daha kolay
Aşk ışığı altında ay'a verdiğin ışıklar
Yakamozların verdiği çakırkeyfe ciğerime canlılık yediriyor
Yetim kalan birlikteliğimize astronomik bir yükseliş başlıyor
Artık kalıpların kesmediğ sevda dallarını kesiyoruz
Nar gözlü bir okyanustaki beyaz gölge beliriyor
Biz duyulu duyguların arasında sevmek ile sevmemek
içinde her duygunun olduğu bir kenttin
bense masum aşkın köyüydüm
kentine geldim ruh marketinden memeli şeker aldım
sen köyüme geldin horozumu kestim sana
aşk işte yedik içtik sevdik
Sezen Aksu ile Aşkın Tera_pi hali-8
“mutluluk en çok onun hakki
bu yorgun kirik hikayenin de adi bende saklı
dalda muhabbette kumrular
bana ayrılığı sordular
içini dökmekten vazgeçen ayrılığım
boncuk boncuk güzlerinden sonkez bakmana kıble
düş kırıklarının nefretinle çarpılmasına adanmış bir aradayım
yalnızlığı karasına alan kara bir sevdanın hesaplaşma menzilendiyim
Vicdanımın sesi sessizliğin şarkısını çalıyor.Şarkısız sözlerini okuyor içimdeki çocuğa.Bilinçaltımdaki mevzine değiyor içsel sızılar.En dokunduk bir şarkı gibi dokunmatik olarak dokunuyorsun yarama.
-Kilitli hasretlerimi açıyor bir gün kavuşmak. Yaptığım hata, ödemediğim bedel yüzünden kapatılan aşk dükkanıma mühür vurmuştun. Mührü kıracak gücül tutkularım vardı.Direndim, eridim, son pişmanlık kitabımı yazdım. Yazılmamış yazgımın içinde bekledim.
*Dualarımdaydın.Hep orada kaldın.Sabrın sonundaki selametin adıydım.
-Susturamadım seni.Bir toparlayış köprüsünden geçtim.Sırat kadar özel olmalı bu aşkın yolculuğundaki köprü.Fırat gibi içi yaralı tarihsel acılarımla ,teslim olmadığımız sevgimle sana geldim.
-Sonsuzluğu bağlayan bir köprüydü.Öylece yürüyordum.Onsuzluğun yolculuğu gibiydin.Varsın ama ne kadar varsın sorusuna yoktun.
Vedanın kozasındayım. İpekböceğinin yumağıyım, yanılgılarımın ipekliğini işlemiş kederci kader. Biraz kendimden uzaklaşma mecrasında ışıklarını söndürmüş aşkın gözyşaları. Damlalarına teslim olmuş vicdani dünyanın yüreğiyim.
-En berrak hayaller ısınıyor.Magmalarıma değiyor değerin.Sıcak mevsimlerin içinde işleniyor içim.İçi geçmemiş hasretlerin ıslasıl hülyalarında büyüyor ruhumun ayrıksı sen hali.
-Geçmişim kaydıraklarında ıssız akışlarını beliriyor. Tanrısı ölmüş yalnızlıkların putu olarak olarak kalıyor sensizliğin.Gölgesinde savaşkan hüzünlerim direniyor. Bir haykırışın hayıflanmasında yakıyorum keşkelerimi. Bir ama kadar kalıyor amalarım.
En son imlem düştü sevda günlüğüme
senin ummanlarında arındım,
gökkuşaklarına yeni bir renk ekledim imkansızlık tınından
aşkının zamansızlığıma kuruldum.
bağrımda her an açılan gülün solma nefesindeyim
kendimden geçip kendime geldim sen ile ben arasında
Gelmesin kimse,tek kişilik yalnızlık yaşadığım anaforlarda.Kimseler meteor çukuru oluşturmasın derin bir kuyudayım.Öyle ki taş atsa ses çıkmaz,aşk çıkar. Yusuf’un atıldığı yere saklıyorum düş artığı yalnızlığımı.
Ölümsüzlük güzelliği çökmüş üzerine ya arkana bakmadan git huzur şafağına.Ki bir bülbül sana öter, bir yuva yaparsınız ahlarımdan,ahdlarımdan.
Kalışlarında çıkardığın hangi isyan tahtımı bahtınla devirir bilmiyorum.
Şerefi uzak sarayların tuzaklarında yasaklar içilerek yaşanılan çinili bir sevme duvarının dibindeyim.
Taş bas bağrına dikenli güller ek kanasın tepelerim.En tepede taş atma taşlamış kalbime.Safran kesilmiş kaflarımdan masalın yeni başlıyor,sen perisin, perilikten cinliğe geçme sakın.
Aşk; okyanus sularının dalga kulağına eğildi:
''Yapma sevdaları neden yüzdürürsün.
Okyanus:
-Maviliğime aldanıp, bende yaşamayı sevenler var.Aslında en büyük okyanus insanın kendi içindedir.Benden büyük okyanusları taşıyan
insanlar, içindeki kirlenmişlikten orada kalmayı öğrenemedi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!