gelmiş ve geçmiş bütün güzellerle dans ediyorum zevk dağında
uzak ve mutluyum benden önce
karanlık çıplak hayallerime örtü
keyif verici bir vericinin ilenciyim sensizliğe
bu benim bensiz halim, bu benim senli haline paydaş halim
A/…
belki sözlerinin zehri bitmiştir yılanları ısıran yalanlarıma karşı
belki birkaç damla ekersin yaramın sen yerine
bekliyorum bir gün ıslatırsın çocuklar gibi gözyaşlarınla
ben ıslanmayı çok seviyorum
Tüm ağlarda sustur ulandım yazıklara, acının tatlarına kafiyelendim.Sonum hep aynı ve de arama benden redifler.Artığım yok,artık yokum heceli aşklarda,aruzlu sözcelerimde arzulu hallerim açık ve kapalı özetlenir.Bir med –cizir çiz yetmezse medlerini uzat saçlarının yerine.
Eksilendim...Dil iğnesiyle dikildi yarimin yaraları.Can damarlarımdan ab-ı hayatın susamışlığı akar.Varmalısın bana. Sularım sağır zevkine. Yaşam-posasıydı artık düşlerimden atılan gidişler..
Ey hayat... ey sen. Ey didişen giden.
Daya tukularını dudaklarıma..Ki ben öpücük dervişi.Ermiş sulu supken öpüşlerimizden
Tekrar can suyuma kavuşuncaya değin.
İçmeliyim içmeliyim.. Memeli arzular beni atmasın gayyalarına..
aşk gözleri birbirine değmemiş gizli öznenin adıllarıydık
bir sıfat gibiydik hep
doğamamış yarınların ilgisine ilgeçtik
serabı ruhumuzun çölüne bağlayan bağlaçtık
isimsiz kalışın özel ismiydik
kendi cümlesinde kendi olmayan öznenin özüydük
Önce sana bakarken birdim
Sonra sen bakarken birdin
Duygularımız önce bir alır bir oynardı
Oynak hislerimiz çoğul çoğulumuza
Yarın belki çoğa sığmayacak çocuklarımız
Dileğim uzun destanlara destan eklemek değil
öğrencim Dilek'e ithaf
Denizlere ısmarladım sevgi dalganı alil alil
İsminin her karesinde bulutlar sıraladım yağmurumsu
Levhaların tümü sevginin son adresini gösteriyor elil elil
En güzel anların en anlamlı anında seni unutmamak çıkıyor
Senin büyük olduğunu büyük sözlerden anladım; ama küçük bir dünyada fanusunu kırmışsın.Bu dersin son saatiydi.Zil çalmasına çalar da aşk beni sana çalar mı?
Beni sev diye dersi uzattı kader,yan sırada gözlerin aydınlatıyordu en arkada oturan beni.Testim de bitmemişti.Susuz ve sensiz oturuyordum.Testim de yanımda,kana kana seni içiyor, seni çözüyordum Dilemma …
Senin adını yüz bin harfe nakşederek imbikten imgeye ince heveslerle yazıyordum.
-Güzelliğin zerrecikler halinde aşkyüzüme yayılır ve içimde sen diye kalır.
Tadında adının anlattığı bir benzersiz tatlılığın yenilmemişi var.Oysa ben tattan önce adından önce,öncelerini sevdim. Sonralarını yaşamayı sevdim.Henüz seni tam olarak sevmedim.Bak yine zil çaldı.
-Hocam biraz daha kalsaydık.Biz ne güzel testten ve testiden içiyorduk.
Biricik
Mine Gök'e
Tanınmış bir yağmurla ıslandım ve uslandım sana
Estetik hisler mahrem gelişlerin tuzağında
aklanmış zevklerin uçuklarında dirilken akrepler kıskacındayım
izlenimci bülbülün gül partisinde sözsüz ruhun soldu
okudum roman olarak bu soluşu
kadife hecelerin gecesinde direndim aşkına
kafiye yoktu,ruhunda yazılmamış bakışına
hafiye yoktu,bağrında taşınmamış sevdaya
seriye bağlanmış bağlanışın diliydin,severek öğrendim
Düş gözlüğümün çerçevesi düştü? Görülmezliğin ucuyla bakıyorum hayata?
-Sen, leyli gecelerimi uyutan Leyla bağrı mısın? Yoksa, bütün yokluklara yosn tutmuş, varılmazlığım en güzel dimağı, beni hayata kerem kılan Aslı mısın?
*Ya da her güle gülüş, her tada tadış, her bakışa ömür, her ada bir şirinlik seli olan Şirin misin?
-Bu içimde yankılanan benzerlerinin künyesinde susup ağladım.Susturulmuş, küstürülmüş bağlarıma volkanik yüreğini faylarıma dayayıp can kırıklarının bitmesini beklemek mi hayat.
Geçmişin izleri gelir düşlerinde oynar.
…: Yalnızdır artık o. Silinecek zamanı boşluğa bırakır.Her boşluğu doldurmaya hazır duygular vardır.Seni teslim eder, kavruk masalın başlar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!