fışkın kaçışların cilveli çiçekliğinde
en umulmazlarında ezilen çiçektin
mahkûm edilmiş pişmanlıkların son peşinatında acılar sundum sana taksit taksit
afaki konuşmalar ve ruha asri kokuşmaların salındayım
istanbul, sevdamı emziren kavuşma annesidir
tarihi dokusu hücrelerimde senli canlanışa nazırdır
sismik yalnızlığım boğaz’ında geçer can kırığı gemilerin
sen ile sensizliği taşır umudun y’elkeni
ululuk gümrenir,suçluluk direnir
esinlik gürler, eskimezler koklaşır içimde
Bir gül dalında kurdum avuntularımı.Bülbül yuvası yaptım,senin ruhunun bensiz her şeyinden.
Bir kılıç saplanmıştı yüregime sen bensiz olduğun her saniyenin künyesinde.
Failsiz fiil çekimlendi ilk görüştüğümüz kara sevdanın karasız toprağına.
İşte o gün bu gündür…alışılmış tutku yağmurları yağar içimin çöllerine.Çöle yağmur yağdırdın, güzelliğinden güller açıldı.Dikenlerim sineme battı, kan yalnızlık nehrine.
Yoğaldı yuğ törenlerimde sagularını okuyan, arzuların tecimenleri,ifritini alan her güzel benim kavından yandılar. Ve ayrılık yaratıldı, aşkı tam yaşayamayanların kırık dökük, viran vicdanlarında.Acılara s-üzüldü aşk... ürkekliğin köpüklerinde gitmelerine boğuldu sensiz her yönüm.Şehit oldu ''keşke'' lerin yakamozlarında bütün benler.Seni estirdiğin teröre lanet etti lal masallarımı okuyan her seven.Gidişinin cenazesine bütün hisli ve ayrılık yaşamışlar geldi.Gül attılar yollarına ve ''unut'' dediler o vefasızı. Ey gilim.. hey sev gilim bir gün vefa semtinde boza içerken,seni silmeyi de içeceğim her yudumda duy ve de utan bir tan vakti ağaran aşkımızda. Sensiz yüreğim onarımda,tadilat nedeniyle her güzel bir ben alıyor.Vahşi, barbar tüm hinliklerimin sinilmişliğinde sinene efsuni ahlar ekliyorum.Gözyaşların temizler mi?
Hatalarımın dehlizinde, sen çok derin kayıplar bırakmışsın.Dünyanın en derin çukuruna atmışsın bensizliği.”Seni sevmiyorum” tümcesini de Everest ‘e yazmışsın. Şimdi ne yapcam… en derinden en zirveye nasıl gelecem,yılansı ve yalansı kanatsız ummalarımla.
gitmelerinde leylalar ölecek şirinler aslılar
git ama sevgime gel-git
kal ama aşkıma kallavi ve kav avi
ara ara sevgi süpürgesi ol duygularımın arzularımın
sonra sonradır sevgili
sonra gelir sen gelirsin sonralara
wevesen)
sensiz iyi değilim artık
suclusun ve kurşun gibisin bana
yüreğime nişan aldın
ve vurdun beni tam benden
ölüyüm ama sana
şimdi burda yağmur yağıyor
sen yağıyorsun
sözlerin yağıyor
gönlüm toprak
içimde sen bereketi
Şairzal:
-Gül cemalin değse şimdi aşka,hasat verir mutluluk.Huzurun dimağında toplanır keyfe kafiyeli manzum hayatlar.
Seni özleme arifesindeyim bugün…Bayramlık duygularımı giymiş bir çocuk gibi kapına geldim.
*Harçlık istedim kadınsal düşlerinden, ruhsal ışıltılarından.Tadının son şekerinden bir şirinlik istedim.
Dişi duygusallığın alevi yakıyor sensizliği
Hayatın geri kalanı akranları için
Hayatın arkası daha önemli
Bir çınıltı
Bir Çatırtı
Bir Dinleti
Seni çok sevmek yağmuruna gözyaşlarım da ekli
Üzüntünün haritasında hatalarımın şehri artıkça ölüyorum senden
Ruhumdaki tüm sevgi volkanlara sana açıkmış biliyor musun?
Bir aciz ve ruhi meczubun dramlarındaki uçarılar sana hüznün kalesi
Biliyorum bu gidişatın şerrilerinde şeddeler ve seddeler var sunazım
Güvençlerinin buhuru bulutlarımı aşka ve yağmura ve illa da sana
sen’e bir sene sordum yıldız saçların neden örgüsüz
hangi esimde çözüldün özlerimle sözlerimin imbiğine
aşk ekmeğim düşe düşer, suya atılır nergisim
elimde gitmenin sapanı beni senden vurdular
Bir Leyla savrulur ben dağında etekleri sarı sarı
bir dilek, bir ilmeğin soyunda, soyunuyorsun yalnızlığa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!