Kadınlarda güzelmiş dedi güzellik
Çirkinlik ben soyadımı kadından aldım
Naz ben ruhszuluğumu kadından çaldım
Çilve ben şeytanlarımı kadından kadadım
Narinlik arzuların erimişliğini onlardan aldım
Şeytan dedi aman aman
Sorma, ben Tolstoy gibi:” Kadın öyle bir konudur ki, onu ne kadar incelersen incele her zaman yepyenidir.” Yepyenilerindeyim.
Şimdi aşkı yenilediği anların gövdesinde yeşeren dallarından allarımı biriktirdim. Algılarımı allayıp pullayan öncesizliğin dilindeyim.
*Sorma…
Yanmak kim için yandığına bağlıdır.Yanarken beraber yanıyorsun suya da rüzgara da gerek yok.Bir öpücük sarmalında her şey yerini bulur.
Kent oldum uğruna.
Gelince her yerime bastın.Aşk, bir yarde gezmek değil midir ki. Kendimle vedalaşıp sana gelmiştim. Kaf ‘lar aşıp masalın asal dilinden uzaklaşmıştım.Kaf’dan inerken Kafka ile karşılaştım.
- "Aslında başından geçenler değil önemli olan. Önemli olan sensin yalnızca.
Peki, dedim, başımdan geçenlerin müellifi yoksa yanımda, bu baş neyi taşıyor.
Leyla’nın
Şirin’in
Zin ’nin
Jüliyet’in tüm dramları sevdalılara tiyatro
Ve bunların hikâyesi aşk devletinin meclisi
Sevmek ve ayrılmak sevilen meclis
ruhun meltemlerinde bir İzmir gecesi
konakta yaşayan duygum
yüreğinde siperinde salınan bir dilek
ve beddualarını bana sunan sündüs
kaybolduğum arzu şehrindeyim
rıhtıma giden her güzellikte
Ya Sonra… Ya giderken, hiç düşünmedin mi bunca şehri, bunca yüzü, bunca ayrılanın, bunca kavuşamayanın yükü nasıl kaldıracak bu seni seven, bu seni yüreğine başkent eden adamı düşünmedin mi ?
-İstanbul surları gibi virane bıraktın beni? Öyle yıkık, öyle tarihi kokan bir kalp bıraktın.Ata yadigarı, tarihi dokusu, kokusu olan bir sevda bıraktın.Çok viran oldu yüreğim.Yedikule zindanlarını kaldır yüreğimden. Her sur, sırrını saklıyor.Viranlarını onarmakla başlamak zorundayım.Eskimez, tarih dokusu olan sevdasın.Bütün büyük aşkların eşkalisin bitmezliğin bundan.
-İçimdeki sen surlarını yıkmak istedim.İstanbul’un surları gibi, yarım kalmışsın bir o kadar viran bırakmışsın.
-Hani bu surlar ne işe yarar ki? Tinerci barınağı, cinayetlerin, berduşların ocağı …gibi düşünen, gereksiz görenler gibi.Surlar , İstanbul’un tarihi siluetidir, sırrıdır, aşkıdır diyenlerdeniz biz.
-Bana da başka kız mı yok diyenlere de cevabımdır.Viran olsa da gitsen de bu benim sevdam, bu benim yüreğimin yapıtı, bu sevdamın tarihi dokusudur.Başka sur mu yok, başka şehir mi yok, başka dünya mı yok. Vardır elbet.Egomun, bilincimin, bilinçaltımın, içimdeki çocuğun, ruhumun, tutkularımın, beynimin, yüreğimin özel harcıyla yapılmış, muazzam, bir o kadar muammalı sevi ummanımın surlarısın Yazgım.
'O kendini biliyora ithaf'
Sezen Aksu ile Aşkın Tera_pi hali-13
küçüğüm daha çok küçüğüm
23.23. 2010
-Gözlerime geldin.
baktın bahtının dünyasına. Sonsuzluğu görmeye gelmiştin.Gözbebeklerimin sayfasında onsuzluğu gördün.
intizarı bileyen algının bülbülüyüm
hercai zamanların çalgısında okunan yaralanışın mecaliyim
kendine giden tutsakların tutkusunda sevilenlerin gün’eşiyim
özleyiş tufanına katılan katran gecelerin ay şavkıyım
serzeniş volkanını besleyen senli bir günlerin her günüyüm
beden dilinde ben yoklaması yapan hüzün hovardasıyım
Hoyrat bir yüreğin en anılır magmasında
ruhumda uçan kuşlar
Gözlerine giz kalkışlarda
sana varmanın çetelesinden ve belasından
tutulmalarına zedelenmiş her şeyi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!