Vicdanımın sesi sessizliğin şarkısını çalıyor.Şarkısız sözlerini okuyor içimdeki çocuğa.Bilinçaltımdaki mevzine değiyor içsel sızılar.En dokunduk bir şarkı gibi dokunmatik olarak dokunuyorsun yarama.
-Kilitli hasretlerimi açıyor bir gün kavuşmak. Yaptığım hata, ödemediğim bedel yüzünden kapatılan aşk dükkanıma mühür vurmuştun. Mührü kıracak gücül tutkularım vardı.Direndim, eridim, son pişmanlık kitabımı yazdım. Yazılmamış yazgımın içinde bekledim.
*Dualarımdaydın.Hep orada kaldın.Sabrın sonundaki selametin adıydım.
-Susturamadım seni.Bir toparlayış köprüsünden geçtim.Sırat kadar özel olmalı bu aşkın yolculuğundaki köprü.Fırat gibi içi yaralı tarihsel acılarımla ,teslim olmadığımız sevgimle sana geldim.
-Sonsuzluğu bağlayan bir köprüydü.Öylece yürüyordum.Onsuzluğun yolculuğu gibiydin.Varsın ama ne kadar varsın sorusuna yoktun.
Vedanın kozasındayım. İpekböceğinin yumağıyım, yanılgılarımın ipekliğini işlemiş kederci kader. Biraz kendimden uzaklaşma mecrasında ışıklarını söndürmüş aşkın gözyşaları. Damlalarına teslim olmuş vicdani dünyanın yüreğiyim.
-En berrak hayaller ısınıyor.Magmalarıma değiyor değerin.Sıcak mevsimlerin içinde işleniyor içim.İçi geçmemiş hasretlerin ıslasıl hülyalarında büyüyor ruhumun ayrıksı sen hali.
-Geçmişim kaydıraklarında ıssız akışlarını beliriyor. Tanrısı ölmüş yalnızlıkların putu olarak olarak kalıyor sensizliğin.Gölgesinde savaşkan hüzünlerim direniyor. Bir haykırışın hayıflanmasında yakıyorum keşkelerimi. Bir ama kadar kalıyor amalarım.
En son imlem düştü sevda günlüğüme
senin ummanlarında arındım,
gökkuşaklarına yeni bir renk ekledim imkansızlık tınından
aşkının zamansızlığıma kuruldum.
bağrımda her an açılan gülün solma nefesindeyim
kendimden geçip kendime geldim sen ile ben arasında
Gelmesin kimse,tek kişilik yalnızlık yaşadığım anaforlarda.Kimseler meteor çukuru oluşturmasın derin bir kuyudayım.Öyle ki taş atsa ses çıkmaz,aşk çıkar. Yusuf’un atıldığı yere saklıyorum düş artığı yalnızlığımı.
Ölümsüzlük güzelliği çökmüş üzerine ya arkana bakmadan git huzur şafağına.Ki bir bülbül sana öter, bir yuva yaparsınız ahlarımdan,ahdlarımdan.
Kalışlarında çıkardığın hangi isyan tahtımı bahtınla devirir bilmiyorum.
Şerefi uzak sarayların tuzaklarında yasaklar içilerek yaşanılan çinili bir sevme duvarının dibindeyim.
Taş bas bağrına dikenli güller ek kanasın tepelerim.En tepede taş atma taşlamış kalbime.Safran kesilmiş kaflarımdan masalın yeni başlıyor,sen perisin, perilikten cinliğe geçme sakın.
Aşk; okyanus sularının dalga kulağına eğildi:
''Yapma sevdaları neden yüzdürürsün.
Okyanus:
-Maviliğime aldanıp, bende yaşamayı sevenler var.Aslında en büyük okyanus insanın kendi içindedir.Benden büyük okyanusları taşıyan
insanlar, içindeki kirlenmişlikten orada kalmayı öğrenemedi.
aşk leke bırakır
bir başka güzel lekemi silmek istedi beyaz arzularıyla
senin gidişine benzemiyor ki leke eklendi kara kara
karşı çıkılmaz bir arzunun tuzağında arzulara kucaklandım
yırtılmış bir anın yaması da yırtıldı
ne ben benim ne de bende her sen
şaşkın bir akışın suyunda susuzum sana
idamlık bir acının canında can buldu sensizlik
kendi ipini,kendi hazlarıyla çeken kentli devrik mecnun’um
kendi kendilerinin ayında ışıksız aşksız bir hayata astım
Yörüngelerini aradım, seni aramakla benimi aramak arasında
Şaşkın bir küheylan gibi adımlarımda hıncının angıcı
Militan özlemlerin son kurşun ağlığında son gelişim biraz atılmaya hazır gibiyim sana.
Ölümperver öpüşler tetik uçlarımda suçüstü yakalanıyorum sana olan tutkulardan. Bir ben bileyim,bir benle büyüyüsün yalnızlığın; ama yazgının tahtasına adın giden kedi olarak yazılmış. Kentsizliğimin kayıpsız kendisizliğimde izler sürülüyor hayata.Uyak düşüyorum cennetinle cehennemin arasındaki rasatta.Gözlerime senden bakışlar atıyorum, anlamsızlığın özerk kayıplarına.
Sonra durulanmış, orantısız ,oranları kuramlarında kafilere kasıtsız sözler oluyorum.
Bir kente katil olmuş gibi,sensiz kentim
Sen gidiyorsun..Kalmalarım kanıyor.
koynuna ay yüzünü alan ay’ın aşk beyazlarındayım
gecenin hatırı turluyor düşlerimin samanyolunda
hecenin kitabı okunuyor sensizlik kitabında
incelmiş bir durum gibi öylece kalıyorum gecene
yürekte kalmış sözcüklerin diliyle öylece siniyorum sevgine
ve ansızın geliverir yüreğe ask çığlığı..
gecelerin dalgalarıyla dans ediverir serseri bedenler..
kayıp ilanlarında aranan olur sevgili
gecenin o dakikasında..
sen gecenin son gündüzüyken gül ol
açıl bülbül deresine hece hece




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!