Gizle özne gibi kaldım m’ananın cümlesinde.Yüklemini doğuran anlamların öznesi olmak güzeldi.
*Sır, dokunuşunu saklamış cemi cümlende. Giz, iç gözünü bırakmış dil bilgisine can vurgusu olan sende.
-Öz, mevzisini yüreğinde unutmuş ki yazılarıma hazine olarak çıkasın diye. Dert, sırtını gidişine dayamış.Ben dertli,ben kurtlu bir elmanın Ademi.Adamlığıma daha çok var.Adem-i merkeziyetin merkezkaç kuvvetini çaldı zaaflarım.
-Zaaflarımın diyetindeyim gayrı.İş işten geçti. Şeytan okulunun fişiymiş meğer.İnsanın zaafları hep çocuktu.Çocukçadır bütün günahlar, hatalar.
-Pişmanlık, kendine hafiyeler arıyordu. Kafiyesini kaybetmiş şiirin sırtında yazıldım sana.Vicdanımın imgesinde surlarını kaldırmış güzelliklerine teslim oldum.
Kimseye emanet edemeyeceğim bir sevdam vardı. Gidişini bu yüzden ciğerimde yerini tuttu.
Seni yeniden buralarda görebilseydim yağmurlarımı özetlerdim dostlu denizine.. Sözcelerin değişen zamanla ve şartlarla anlamını ne kadar hızla yitiriyor son zamanlarda. Asra bedel sözler veremiyorsan neden asra bedel aşklar yaşatıyorsun.
Uyumum bozuk yollarında huyum değişti. Aşkımın da , hayallerimin de uyumu bozuldu... Yitirdiğim uyum bir karmaşayı algılamamın bozuntularında ruhuma sisler ekledi Gönül gözüm görmüyor.Temiz ve duru kalan tek sözcük ''gelişin'' olsa bile, ışığı görmüyor umutlarım.Belki de sorun gerilimine ''dayanabilmek için senin ışkına sızlanmaktı. Sarmala beni,sensiz hecelerimden. Beni al ay ışığına. Huyuna bağlandığım gece diplerinde bilincimin her anını doldur sevginle..
Onca şey var senden zihnimin patika yollarından süzülüp gelip kalbimin tam ortasına oturuveren. “Öfke kalkanlarımı sanrılı hallerini bir de sensiz üşüyen ruhumu iyi bir tatile gönderme vakti geldi, kalbimle beraber.
Her şey birbirine benzer ve benzin döker sararan benzime. Ben “bu filmi son kez izlemeye değil ben bu filme yönetmeye geldim” değişmeyen kaderim Senaryo o kadar tanıdık ki… Başrol oyuncuları benden gitmişliği gurur eden sen,seni onuruyla bekleyen eklentili ben.
Herkesin bildiği masallarımı yüreğimin derin magmasından çıkartıp ısıtıp senli modernize ediyorum sadece.
Nasıl oluyor da hep başladığım noktaya dönüyorum düncülerim ve güncelerim? Hadi o zamanlar; çocuktum,çocuk gibi oynadın, küçüktüm, bilmiyordum, saftım, aptaldım, aşka oyuncaktın,benime hazineydin….. Ya şimdi ne demeli. Bütün emeller sellerine akıyor.Sonuçlar değişmiyor,sen değişmiyorsun Ya da ben değiştirmeyi becereme dersinde ezberler okuyorum.
Dinkorus'un kumbarasında ruh kavları
Ve eski bir sevdalının paraları
Gitkalbsin kangutlarıda Donkişot sevdası
Eskimolarda severmiş meğer LİLİ
Kanın pıhtısında aşk pohpohlayan paylar var
gelmiş ve geçmiş bütün güzellerle dans ediyorum zevk dağında
uzak ve mutluyum benden önce
karanlık çıplak hayallerime örtü
keyif verici bir vericinin ilenciyim sensizliğe
bu benim bensiz halim, bu benim senli haline paydaş halim
Şenkronik dokunuşlar
hassas ısırıklar
ve özlenen gülücük anı
kaos içinde ruhunun aydınlanışı
aşkımıza ışık yılı
sevilme buhurumuz yüceliyor
Çapalanmış güncelerde sen hasatsızlığın tutkusu
dönencesiz bir aşk haritasında hep yengeç olarak kalıyorsun
düşlemin son meridyenlerinde aramızda aralar aralanır
yalvaç ayrımların son deminde
demlenir ömür
Dönmüyor Geri/ Ben Dönerken Aşka
-İbrahim Tatlıses Aşka Arabesk Terapiler-7
“Kınamayın dostlar Allah aşkına
Yalvardım yakardım
A/…
belki sözlerinin zehri bitmiştir yılanları ısıran yalanlarıma karşı
belki birkaç damla ekersin yaramın sen yerine
bekliyorum bir gün ıslatırsın çocuklar gibi gözyaşlarınla
ben ıslanmayı çok seviyorum
Tüm ağlarda sustur ulandım yazıklara, acının tatlarına kafiyelendim.Sonum hep aynı ve de arama benden redifler.Artığım yok,artık yokum heceli aşklarda,aruzlu sözcelerimde arzulu hallerim açık ve kapalı özetlenir.Bir med –cizir çiz yetmezse medlerini uzat saçlarının yerine.
Eksilendim...Dil iğnesiyle dikildi yarimin yaraları.Can damarlarımdan ab-ı hayatın susamışlığı akar.Varmalısın bana. Sularım sağır zevkine. Yaşam-posasıydı artık düşlerimden atılan gidişler..
Ey hayat... ey sen. Ey didişen giden.
Daya tukularını dudaklarıma..Ki ben öpücük dervişi.Ermiş sulu supken öpüşlerimizden
Tekrar can suyuma kavuşuncaya değin.
İçmeliyim içmeliyim.. Memeli arzular beni atmasın gayyalarına..
aşk gözleri birbirine değmemiş gizli öznenin adıllarıydık
bir sıfat gibiydik hep
doğamamış yarınların ilgisine ilgeçtik
serabı ruhumuzun çölüne bağlayan bağlaçtık
isimsiz kalışın özel ismiydik
kendi cümlesinde kendi olmayan öznenin özüydük




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!