hesap halinin şarkısına bestelendin amaçların
İsimsiz süzülen kayıpların cümlesinde
Gelemedin yükleminle ayrık yükünle
sensizliği kutsayan simyacıların ayıplarına attın vuslat iksirlerimi
hüznün kuytularında gölgeli cadılar sardı aşk yanımı
"o kendini biliyora ithaf "
sismik içlenişin aşka felaket yüzüydün
yüzünle yüzerdim tatlı depremlerine
-Nereye öyle gözlerin sorularımı görmezken?
Dedin ki:
Sınavsız geçilen yapayalnızlığımın yalnız senden uzak fakültesine gidiyorum.Senden başka herkes var; ama sen olmayınca bütün dersler yalnızlık. Belki de kaderimde kullanma tarihi geçmiş yalnızlıkları yaşıyorum.
*Herkes var, herkes sana benzerken ; ama sen olmayınca yalnızlık oluyorsa çözüm kalışlar mecrasında kalıyorum.
-Yapa... yapa.yalnızlığın yükseldi...Son katında benim yalnızlığım oturur.
iki kere iki dört edermiş, sensizlik neden sıfır ediyor
gelecek çarpılamıyor ruhunun suskun sularında
Sayı saymak,seni sayıklamakla aynı kefede terazi vuslat
sen matematik sevmezsin ben sensizliği saymayı
işlem ile gelişme arasında bir ara döner ilgiye
sen ordasın ben burada bu işlem tam değil
Şairzal:
Sevdi….
Sevmek kadarmış. Kaderin de sevmesi varmış.
Gözleri bulutsuydu Sudenur'un.Minyonluğu ve şirinliği güzelliğin kitabesi olmuştu.
Çocuksu olması ona olan sevgiyi büyütüyordu Çiçekleri çok severdi Okula her gelişinde sabahleyin bir gül alır çantasına asardı.Ceketine, önlüğüne, çantasına, tokasına renkli renkli çiçekler takardı.Uzaktan bir Çiçek.
Okulunda 'Çiçek güzeli' olarak anılırdı. Dersleri ortaydı..Sözleri çiçek çiçek açılırdı.Ruhunda tükenmeyen enerji vardı.Enerjik ve komikti.
-Bir gün okuldan çıkıp sahildeki bahçesi çiçekli kaffeye gitti.Masasının etrafı çiçeklerle çevriliydi.
Nereye giderse gitsin çantasında çiçekli bardağını taşır çayını ondan içerdi.Yine öyle oldu.
Garson çiçekli bardağına çayını getirdi.Bir taraftan çay içiyor bir taraftan çiçekli kalemiyle 'düşünsel yazılar yazıyordu.'
Felsefi ve Poetik Metinler-1
İsimsiz rotada od çalan özlerim var. Beni paylaştığın ruhsal duvarda yazılmamış güncelerim var.Ağlarını bana teslim etmiş, teslimiyetin mağrip düşleri var.
(Seviyor, sevmiyor, hep seviyor, çeyrek, tam, külçe seviyor)
mirsi ve onsa altın güleç-1
hüznünde yalancı emarelerin emir suyundayım
sorgusuz, dalgaların aşk köpüklerinde beyazlanır adın
değiştikçe zaman,değişiyorum sularına
heceli uykularda uyarılıyorum hadlerime
aydınlık yarınların yarinde yakılıyor tutkularım
çürük kementlerle örüşük terk edilmişlikleri ilençliyorum
Gözlerin Kevserin gözbebeğinden akar. Bense cennetinden atılmış ,uzaklağında pişmanlığınla arıtılmış kendimle barışık adem’im.
-Kendimi aşıp da geldiğim damlalarında sustum. Vicdanımın aşkısın diye, içsel bombalar taşıdım yüreğimde. Gecelerimi heceleyen sözcüklerde eridim.Acıklı filmlerde ikimiz yerine ağladım. Seninle yaşadıklarımızın benzerini gördüğüm her karede bin kezlere bölündü yüreğim.
-Susuzluktan yanarken sensizlik okyanuslar içti vebalim. Cemaline kavuşmanın kavuştaklarında okudum senli türküleri.
İstanbul çöl, yaşadığımız aynı muhitin tinlerinde yeşerdi hayat.
Seraplara atıldığım hayalinde suçsuz kelebekler uçtu umutlarımın vadisine.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!