bekleyiş nöbetinde vurulan aşk gazisiydim
yaralı ama yarine ve yarınlara sağlamdım
bir kare duanın sonuydu yazgıya sızan
bölüştüğüm umutların son paftasında açılırdır sevi haritam
başkentim hala senin renginde solardı
gülüşlerini tümlerdi hayatın gerçek yüzleri
Dalgalı aşkların ömrü kısadır, durulunca tutkular, ilgisizlik saklanır diplerin oyuklarında,aranır eskiz akışlar.Bu biz miydik masalları anlatılmaya başlanır.Aşk evliliğinin tehlikeli sofalarında hızlı giden bir his aracı çarpar yaşam bariyerine.
-Bariz bir ölüm kazasıyla kanlaşır aşk,asla varılamayacak bir düşün yolculuğunda seninle kaza yapmanın yapısal amaçlarındayız.
Issız bir adanın ıssız dağında kendime iş buldum.Senin ismini yazarak belkileri büyüteceğim.
Ne zaman gözlerinin karasal iklimlerine düşsem,soğuk gidişlerinin kar fırtınası tüter içimde.Bir sızı bestesi başlar beni okumaya.
Oyulmuş,ruhu soyulmuş bir tükenişin suçlusu olmak ne acıdır bilir misin
Aynı gerçeğin aynasında tarandık, gitmekle kalmalara arandık; ancak ben hep senden önce taranır çıkardım aşkın dışına.Ben aşktım,ben aşkın köklerindeydim,sense meğer açılan bir çiçek,meyve olmadan,meyve vermeden bir ömürlük tat katmadan gittin.
Sevgin , şiirselliğini yüreğime bırakmış olmuş çıplak imgeler sensizliğin derinliğini örtemiyorlar.
İçyüzümde gezinirken güleç yüzün hissetmek istiyorum dünyanın sonunu.
-Yüreğim sensizken çırılçıplak, her seven rahatlıklıkla görebilir. Sevdanın ressamları bu çığlak yüreğin nü resimlerini çizebilir.
-Gelip örtsen son bakışınla, sonsuz dokunuşla diyorum artık.
Yarın ve yarin bambaşka bir aşka yakın değişimler sunuyor.
Yüreğimde su gülün büyür. Berrak yapraklarını salar aşkımızın sonsuzluklarına.Yapraklarında sevginin cümleleri. Suyun adressiz kabarcıkları arasında zelal bir ömre akıyoruz.
“Su gülüm” suyun içinde yalnız damlalarınla beslenir. Sen ağlamaya devam et Mislina.
-Gönlüm ah gönlüm aynı suyun gülüne dört mevsimi yapraklarına sunar!
Derbederliğimi anlamadı suyun özü. Bu kadar nemli isteyişin sırrı nedir diye sordular.
Vedamın ateşli körfeziydin. Varılmışlığa açılan sulak yarınlara şileplerimi saldım.
-S’algısı gittikçe artıyordu senli huzurlarımın.Dalgaların arasında, algıların arasında, aranışın arasında, sahipsiz kafiyeler sunuyordum, sunulmamış anların seyrindeydim.Kendimi yazıyordum, yazgının pişmemiş aşklarına.
-Yosunların yuvası olan yoksunlarının yanındaydım. Gözyaşlarına yazılmış yazısız yazılarım vardı. Damlanın kalemi, acıların alemi, sensizliğim kelamı olup kalmıştın.
-Bir evvel zamanın, ezeline teslim olmuştu tutkularım. Bir yar, bir yarden bir yere sığmıyordu.
-Bir yar sonrasızlığına sevi birakılmış, kadimler lorduyum.
Yaşanası geçmiş vardı, yaşanası bir gelecek uğrunda uğurböceklerim.
Terk edilmiş bulutların özünde bekleşen nemli yarınların hazinesiyim.
Geleceğin çocukluğunda büyür güllerin. Unutulmuş yarala batar dikenler. Sinemi aklayan rüyaların seyrindeyim. Kendime bilmeceler soruyorum,sorular içinde sorulmamış soruların cevapsızlığı için.
-Belki sensizliğin cevabı bulunur. Belki bensizliği gamsız kılar.
Siyah-beyaz çiftlerin arasında bir renk seçtim, bir renkten kaçtım.
Bin bir zamanın baş ucunda omzun. Saçlarını okşuyor sevda yelim.
Gözlerine bakıyoruz bikri bakışlarla. Kalıyoruz öylece. Öylece kalışları taşıyor taş bağrım.
Sisli hislerin gecelerini taşıyor yaryüzüm.Hüznünü bana teslim etmiş bir güzelin aşk hamalıyım.Sırt numaramı okuyamıyor periler… hüzünden eskimiş yazılar var.
Son nefes gibi ilk hevesimle sesleniyorum. Bir zerre kadar zer ol bana.
-Sürgün ruhlar kentinin muhtarıyım.Aşk mührümün mürekkebi bitti. Yüreğinde kalmış mürekkebimi almaya geldim.Daha çok yazılacak güncül demlerimiz var.
Hadi, demle beni aşküstü bir sıcağın zamanında.
Yorgun kalmış uzakları dinlendirsin kavuşmak.
Şairzal:
-Sevdik mi aşkı sevmekten öteye ütüler, yaşanırlığın şıklığı olup çoktan seçmeli bir sevdanın hep a) şık) kı oluruz.
-Engin denizlerin berrak sularına maviliği öğretiriz.Mavimsi bir akışın diliyle kabarcıklar arasında salınır durur bembeyazlığının ilgisi, algısı, aşkımıza salgısı.
-Yüreğinin götürdüğü yere kadar yar, yarden sonra götürdüğün her an yarlığı aşan sermestliğimin adılı olur susarım.
Ben seninle bir zerreyi zer yapmayı seçtim.Sen damla damla yüreğime geldin.
Verecek cevabı çoğul sözlerin içinde sulara yayıldı. Su içinde içinin suyunu bulmakta zorlandı.
Sevgisinin gücü, suyun gücüne karşı bilinç dirençlerini yayıyordu.
-Yaman yetmeyeceğini bilerek saatin zembereğini kırardı.
Yüreğinin çarpacağı gerçeklerle karşılaşma buzul dağını bilmiyordu.Bir erkeğin hep aysbergleri vardır.Kadın olarak öyle meleksi bakışlarla teslim olmanın rahatlığındaydı.
Bakışları bir yudum sevgiyi yanardağa teslim ediyordu.Bakışlarıyla başlardı fay kırıkları.
melekler,çiçekler,bulutlar ,kaçışlar sonsuzluk sesi
duydum ki teselli türküleri besteliyorsun bam telimden
açlar düştü,düşler acıktı ar damarımda
bu dertten,bu senli bentten can aşklar yürüdü
tırnak içine alınan özlemi, kapattı suskunluğun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!