Kırılmış kalbimin tek mabedi umudum,
Onu da yıkma.
Ömrüm hazan mevsimine varmadan
Vuslatla son bulsun
Yetiş imdada...
Elif gibi dimdik durup yücede
Vuslata dağ gibi kucak açarız
Mateme bürünüp kara gecede
Mevlana’yla yanar Şems’le ağlarız
Mehmet Akif olur coşar çağlarız
Ben bu yürek yangınına düştüm düşeli
Ne Mecnun'u tanırım ne de Kerem'i
Sanmayın üzülmem takmam bir şeyi
Yüreğim közlenmiş bir yangın yeri
Yanar umutlarım kalır külleri.
Bitmedi zulüm
Her taraf ölüm
Tutuştu gülüm
Yandım ki yandım
Yitirildi masum canlar
Bu yürek yangın yeridir
Feryadlar yüreğimi dağlar
Bu yürek yangın yeridir
Alev sardı dört bir yanı
Nasırıma değen bir sivri taşın
Düştüğüm umulmaz yollarındayım
Gecenin ayazı geçen kervanın,
Uykuya daldığı hanlarındayım.
Yarım kalmış bir şiirdir hayat,
Kimsenin tamamlayamadığı
Tam anlayamadığı...
(türkmenkızı)
Esiyor buz tutan sözcükler ötesinden
zamanın en bilinmedik şiirleri
Lal bedenleri mest eden ahenkle
Ama gözlerde beliren gökkuşağı
Topal ayak ilerliyor redifsiz kafiyesiz bir başına
Bilindik satırların yeknesak adımları eşlik ediyor
Yarım kalmış şiirlerimin
bir türlü dile gelmeyen
son nakaratı gibiydi Zila!
Gelse tamamlanacak tüm eksikler...
...türkmenkızı...
Kendi düşüncelerinin karanlık dehlizlerine
Gömme benim aydınlık düşlerimi
Zamanı dar ederken akşamın karası
Bölme masallara karışan uykularımı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!