Gözlerin
Gözlerime değdiğinde
Topla tüfekle dalıyordu aşk
Özgürlük alanıma
Seslendiğinde bana
Ah, yüreğime basıp da geçen yar…
Ah, kimsesizliği sensiz geçen ömrümün…
Sen gel dedin de,
ben varmadım mı yanına?
Sev dedin de,
sevmedim mi?
Yüreğim, ah o şımarık martım
Dalgalarla cilveleşmekten vazgeç artık
Bırak, denizin tuzu yaksın gövdeni
Yüreğim, İstanbul kadar güzelsin
Bir o kadar da karmakarışık
Ah sevgili sevgili
Ne kadar da hüzün biriktirmiş ki
İstanbul ardından
Bugün yağmurla sarmaş dolaş...
Ve aşka boyun eğdi
Onca savaştan sonra
Anne, ben öldüm
İçimden bir şeyler koptu, bitti
Öldüm
Baharlarımı çaldılar benden
Hayallerimi, düşlerimi çaldılar
Gideceğim yollar vardı oysa daha
Bana
Gün ışığı gerekse bir parça
Biraz huzur en koyusundan
Sana gelirim annem...
Bir fincan kahve tadında
Bir fal bakımlık sürede de olsa
Bitti artık, yok, biliyorum
Ne eski sevdalar, ne eski ahlar?
Ne gülümsemesi bahçemizdeki ak güvercinin
Ne yağan yağmurun bereketi var dualarımızda
Gitti artık, yok, biliyorum
Dünya koskoca bir hüzün tablosu artık.
Artık yoksun.
Zemheri bir kış bıraktın
Ardından yüreğimde...
Gidilmemiş yollar,
Seyredilmemiş gün batımları...
Bir bardak da demli çay
Gülüşümü aldın götürdün benden,
Umutlarımı, seslenişlerimi…
Gökyüzüne aşkla bakan gözlerimi…
Üzerime her gece sessizce yağan yıldızlarımı...
Sevinçlerimin en koyularını çaldın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!