Timsali bulunmaz aşkla yanıpta,
Ehl-i gönül olsan ad sorulur mu!
Görenler halinden yolcu sanıpta,
Yol ki halktan Hakka; at sorulur mu!
Son sözler söylenip saat tutuldu.
Kalbimin gözlerinden sakladığı sırları,/
Yıllar sonra olur da dökerse dudaklarım,/
Aynanın karşısında resmine bakıp bakıp,/
İlk kez sana der gibi utanır duraklarım!
Sükût lehçesiyle konuşan dilsiz,
Duyanlarsa sağır, duyulan sessiz...
Anlaşıyorlarsa söze ne hacet !
Dudaklar bir garip; sözler kimsesiz !
Uzat ellerini; tut ellerimden!/
Göğsüme bir nakış yapar gibi tut!/
Buz kesmiş elimi avuçlarında,/
Nefesinle ısıt; yakar gibi tut!/
Tutuşup yanmaksa tuttuğun anda/
Sen kaldın içimde geçen günlerden
Ve bir de içimi titreten o ses...
Ne vakit uzağa dalsa gözlerim,
Düğüm düğüm olur aldığım nefes!
Vakitsiz bir hüzne meskendir yüzüm
Bir hiç ki hem de ne gözümde yıllar!
Aşka uğramazsa gittiğim yollar,
Tutup sarsa bile sımsıkı,kollar,
Yalandır sevdiğim; sevilmem yalan!
Bir derdim var benim;devasız bir dert:
Aşksız bir gün bile yaşayamadım!
Gönlümde açılan her bir boşluğa,
Gözümden döktüğüm yaşı yamadım!
"Gözlerim yüzünde bir yavuz hırsız /
Baktıkça gönlüme nakşetti seni/
Öyle telaşsızdı,öyle kahırsız.../
Her an kolluyordu gülümsemeni"
ne ses verdin sesime ne susturdun dilimi !
ne kaçtın ellerimden ne tuttun ellerimi !
ne mecnun gibi geçtin aşk ile sen kendinden !
ne de gönül kurtardın beni aşk kemendinden!
Yaşananlar ne ki hatırı olsun!/
Bir selam bekleyen varmış kime ne!/
Zahmet olur sakın ararsın beni!/
Borçlu kalmak da var çekip gidene!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!