Yıldızlar felekte döner ahenkle
Gece senden, mehtap senden, gün senden
Boyanmış kainat bin bir türlü renkle
Mavi senden, sarı senden, ten senden
Senden önce,
şehirler griydi,
gökyüzü hep aynı tonda bir karamsarlık.
Ne meclis eyledim, ne şifa ondum,
Hem nârda kavruldum, hem buzda dondum.
Bir garip kuş gibi dalına kondum,
Seni tek hakikat sandım da geldim.
Sen Saldın...
Gönül tahtın yıkıldı, vîrâneden beter bu,
Aşkın nârı içimde, sönülmeze sen saldın.
Vuslat beklerken canım, hicrân dolu keder bu,
Beni böyle bir dipsiz, dönülmeze sen saldın.
Sensin.
Ben kendi gamımla bir yere vardım,
Geceyi gönlümde dert ile sardım,
Seninle olmadan dünyada dardım,
Gönlümde saklanan ziynetim sensin,
Gönül gözü Sende, arar da bulur,
Hikmet deryasından, damlalar alır,
Kainat bir zerre, içinde kalır,
Her zerrede Sensin, kudretin sunan.
Yüreğimde yanan, bu gizli köze,
Aşkınla söylenen, her tatlı söze,
Muhtacım sevdiğim, o iki göze,
İki cihandaki, sensin nasibim.
Sensiz Olmadı
Yürüdüm ömrümün ıssız yolunda,
Teselli aradım sağımda, solunda,
Kırık bir umudun yorgun kolunda,
Kalmayı denedim, sensiz olmadı...
Gözlerin...
Henüz söylenmemiş sözlerin mezarlığı,
Ve hiç başlanmamış şiirlerin
İlk mısrası.
SESSİZLİĞİN SENFONİSİ.
Açılır perdesi sırr-ı alemin,
Kelimeler aciz, hükmü yok demin.
Gönül sahrasında gizli o yemin,
Sözden öte bir yol çizer manaya.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!