Selam virerik uçan guşa,
Güneş vurmadan evvel, düşerik biz yollara,
Selam virerik uçan guşa, yeşil dallara.
Nasır tutmuş ellerle sarılırık kollara,
Yalan dünya malına heç tamah itmedik biz,
Zamanın çarkına takıldı ömür,
Yine mi hicranın yelindeyim ben?
Yürekte kor ateş, gözlerde kömür,
Bitmez bir sevdanın selindeyim ben.
Güneşle aş, dağları,
Sil gözünden, yaşları,
Unut dünkü, kışları,
sen anı bil sen anı.
Yıldızlar felekte döner ahenkle
Gece senden, mehtap senden, gün senden
Boyanmış kainat bin bir türlü renkle
Mavi senden, sarı senden, ten senden
Senden önce,
şehirler griydi,
gökyüzü hep aynı tonda bir karamsarlık.
Ne meclis eyledim, ne şifa ondum,
Hem nârda kavruldum, hem buzda dondum.
Bir garip kuş gibi dalına kondum,
Seni tek hakikat sandım da geldim.
Sen Saldın...
Gönül tahtın yıkıldı, vîrâneden beter bu,
Aşkın nârı içimde, sönülmeze sen saldın.
Vuslat beklerken canım, hicrân dolu keder bu,
Beni böyle bir dipsiz, dönülmeze sen saldın.
Gönül gözü Sende, arar da bulur,
Hikmet deryasından, damlalar alır,
Kainat bir zerre, içinde kalır,
Her zerrede Sensin, kudretin sunan.
Yüreğimde yanan, bu gizli köze,
Aşkınla söylenen, her tatlı söze,
Muhtacım sevdiğim, o iki göze,
İki cihandaki, sensin nasibim.
Gözlerin...
Henüz söylenmemiş sözlerin mezarlığı,
Ve hiç başlanmamış şiirlerin
İlk mısrası.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!