Bak kardeşim,
Yedi tepe üstünde rüzgâr esmiyor şimdi,
Rüzgâr, nasırlı ellerin arasında bir fırtınadır.
Dokuz kere Bismillah, dokuz kez niyaz,
Hasan’ın gönlünde parlar Saf Beyaz.
İda Dağı şahit, rüzgârlar ayaz,
Ustanın dediği yoldur bu dostum.
Sessizce süzülür Madra’dan bir nur,
Ruhuna dinginlik, kalbine huzur,
Kadir-i Mutlak’tan gelince buyur,
Cihana nur saçar müminin özü.
Bir zamanlar sözü Hak’tan alırdı,
Kaleminden nurlar gönül bulurdu,
Vicdanında yapay zekâ olurdu,
Bugün bakıyorsun, şair bozuldu.
ŞAİRİN ÇİLESİ...
Gecenin kalbinden, bir fısıltıyla,
Çağırır ruhumu, eski yarayla,
Sözcükler dizilir, bir bir sırayla,
Bu şairlik bende, bitmeyen çile.
Gönül denen o bilmece,
Uykusuz bırakır gece,
Dizdirir insana hece,
Şairlik bu mudur nedir?
Sal Beni.
Güneşin doğduğu o eşsiz seherde,
Yüzünü saklama, kalmasın bir perde.
İster sürgün eyle yabancı bir yerde,
Yeter ki kalbinde mekana sal beni.
Bu satırlar sana, ey vefalı yâr,
Gurbetten bir selam, sana mektup var.
İçinde hasretim, ahuzarım var,
Derdime bir derman, sana mektup var.
Sarıldı Gitti...
Sana gelmek için çıktığım yollar,
Kendi kördüğümde boğuldu gitti.
Umut beklediğim o yorgun kollar,
Kendi boşluğuna sarıldı gitti.
ALIN YAZIM..
(1. Kıta)
Sensizliğin yükü omuzlarımda
Hayalin canlanır anılarımda
Öyle bir yara açtın ki bu gönülde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!