SESSİZLİĞİN SENFONİSİ.
Açılır perdesi sırr-ı alemin,
Kelimeler aciz, hükmü yok demin.
Gönül sahrasında gizli o yemin,
Sözden öte bir yol çizer manaya.
Sevda...
Zaman, bir kağıt kesiği gibi sızlıyor boşlukta,
Senin adın geçince bütün alfabeler ayaklanıyor.
Yüreğim, yerleşik hayata geçememiş bir göçer,
Sevda...
Gönül tahtında sultan, hükmünü sürer her an,
Ruhumu benden alır, bendeki bu tatlı can.
Sessizce akıp giden, damarda durmayan kan,
Damla damla eriyip, ummana dolsun sevda.
Sevda Benim...
Gönüllerde açan yara, haz benim,
Dudaklarda yakıcı bir söz benim.
Hem baharım, hem de ayaz, kış benim,
Seni gören sevdalıda öz benim.
Gönül bir dergâh oldu, kapısında beklerim,
Aşkının ateşiyle, her an daha beterim,
Yokluğunda kurudu, bütün yeşil eklerim,
Vuslatın ümidiyle, yollarına çökerim.
Gel ey gönül, sultan kapı açılsın,
Rahmet yağar, aşkın gönle saçılsın.
Her dem Muhammed’le yollar seçilsin,
Ey Habîb-i Ekrem, sevdam sensin sen.
Gözlerimde tüter sevdanın izi,
Söndürmedi yıllar aşkın ateşi.
Sensiz geçen ömrüm, dertlerin eşi,
Her günümü yaman eyler sevdana.
Gönül tezgâhlarında, ilmek ilmek dokundum
Aşkın kitabında ben, hece hece okundum
Yârin kirpiği değdi, ta sinemden vuruldum
Akar sular duruldu, bulanıktım duruldum
Hasretin şu bağrımı, yakıyor sevdiceğim
Gönül bir güzele aktı bu gece,
Yaktı sinemdeki koru sevdiğim.
Sanki bir bilmece baktı bu gece,
Kaybettim ben yolu, yoru sevdiğim.
Yunus ben "Yaratılanı severim",
Zerrede Yaradan'ı ben överim,
Kibrimi bir çuval eyler, döverim,
Aşkı bildim o mübarek özünden.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!