Ela gözlerine kurban olduğum
Bir kuru hayale yeldirme beni.
Ağ gerdanı açıp durma karşımda
Ecelim'den evvel öldürme beni.
Dola kollarını sar boynuma
Sen açtın başıma bunca belayı
Hayalde görürüm çehri-simayı
Cemalin kaplarken arzı-semayı
...Alnıma kaderin yazıldığı gün.
...Gonüme adının kazıldığı gün.
Nasıl kaldırır bilmem,bunca vebali!
Silindi gözümden, düştü hayali!
Şu perişan halime,güler ahali;
.....Beyhude geçmiş ömrüm,yanar ağlarım.
.....Bundan sonra ben o yari,öldü sayarım.
Melek yüzlü şeytanmış,nasıl aldandım?
Ölüm bu:
Gelirken geliyorum demez:
Çalınca kapıyı, ferman dinlemez.
Hasretim var dağların ardında adı nazlı
Gittiği günden beri yüzüm gülmez.
Bakarken maziye sessiz derinden
Aynada gördüğüm yüzler perişan.
Kırmışlar dalımı en ince yerinden
Aklımdan çıkmıyor gözler perişan.
Varlığın alevmiş yokluğun duman
Seni benim kadar kim sever ki?
Ne olur? Sinene sarsan bir tanem.
Ömrüm seninle, nihavent bulsun;
Bu kadar naz, canımı yakıyor sanem.
Sitemim sana değil, kendi kaderime!
Gönül bağımda öten kuşlar taşındı
Geçti ömür yazım hazanım sensin
Elin ile yazmadın mı ecel fermanı
Bu hale düşmemin sebebi sensin
***Yar ettiğin sitem deler bağrımı
***Sağır geceler duyar yanık çağrımı
Bir nazar eyledim hoş cemaline
Sanki vurgun yedim bunu bilesin.
İnan ki sevmiştim Allah aşkıyla
Benim bu halimin sebebi sensin.
Yıkıldı ömrümün tahtı revanı
Şu bende ki yara, hasret yarası:
Ne bir firesi var, ne de molası.
Nefsine mi kölesin, kör olası?
Sebep senin, senin ocağın sönsün.
***Kan ağlar gözlerim, ruhum yaralı.
***Ne gelip giden var ne, hatır soranı!
Karlı dağlar karanlığa düşünce!
Yıldız-yıldız hüzün düşer özüme.
Selamsız-saba'sız canan geçince;
Süyem-süyem yaşlar akar yüzüme.
Ben o yari, can da can belledim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!