Ne baharım ne yazım kaldı
Yıllar üzerimden yol aldı
Bak hele saçlarım ağardı
Yaşlandım oğul yaşlandım.
Yıkıldı sırtımı verdiğim çınar
Senin ile vuslatımız mahşere mi kaldı?
Kurduğumuz onca hayalden sonra.
Ceza mı ödül mü, bana yaşattığın?
Yaşanan bunca mesut yıllardan sonra?
Yemin olsun senden başka yar sevmem.
Gahir dolu sırtımda yüküm!
Yordunuz beni yıllar yordunuz.
Şeleğim ağır,belim iki büklüm;
Yordunuz beni, yıllar yordunuz.
***Ha bu gün ha yarin diye avutup!
***Kimsesiz bir köşeye, atıp unutup.
YORULDUM ARTIK
Bunca kahır bunca çile nedendir?
Anlamaya çalışmaktan yoruldum.
Ne baharı belli ne de güzü dünyanın!
Bulanık sel gibi çağlamaktan yoruldum.
Yüzüme süzülen damlalar var!
Eylül de dökülen yapraklar gibi.
Hayale karışmış ümitlerim var!
Suya hasret kalmış topraklar gibi.
Yoruldum artık, bitip tükendim:
Muhabbet bağının gonca gülü açmış
Dudağından akan şerbet bal. Leyla-Leyla.
Ateş olmayan yerden duman çıkmazmış
Ömrüm ocağında kuru dal. Leyla-Leyla.
Aşkın kitabına ismin yazarım
Efkarlanma deli gönül;********* Alttan alıp sefil olma:
Hızlı gidip yorulursun. ********* Şiddetlenip gönül kırma.
Düşüp bir aşkın peşine;******* Coşkun akıp bent'in yıkma;
Yunus gibi kavrulur'sun.******* Bir gün gelir durulur'sun.
Kuruyan yaprak misali,ömür tükendi.
Ne ışıklar göründü,ne giden geri geldi.
Üstelik ızdırabım bitmek bilmedi;
Düşlerime gem vurdu,zalim geceler.
Tanrım bu duygularla sabah olmuyor.
Nasıl gönül verdim böyle dilbere,
Sürgün etti beni, yaban ellere.
Onun için girdim de bunca vebale;
Hiç halden bilmiyor, zalımın kızı.
***Bir kere sürmedim, sevdayı demi.
***Gitmiyor başımdan, efkarı gamı.
Salınma güzelim kalbim duracak
Kız senin elinde oldum oyuncak
Ona buna bakıp kaş göz edersin
Bu işin sonu nereye varacak.
***Bıçak gelip kemiğe dayandı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!