Kurulurken ıslandın, sular geçti üstünden
Parçalarını tek tek birleştirdim gönülden
Büyüdün köprü oldun, omuz verdin bizlere
Tutunarak geçeriz bütün canlar üstünden
Yasalarla taktılar seni boynuma öyle,
Kaç parmağın yakamda ne olur açık söyle,
Rengarenk kumaşların içimi ısıtsa da,
Ne yana çekecekler beni seninle böyle.
Kravat!
Selâm olsun beşer'e, mahlukat' nebâtât'a,
Tatlı dile akın var sihrine hayran âlem,
Ne kudretli ritimdir kalbimdeki şamata,
Perspektifi var mıdır' yazdı mı hiçbir kalem.
Ey sevgilinin yüzü,ey kudretin aynası,
Sana şehvetle bakan elbetteki yanılır,
Aşkın ibrete teşne nur akıtan kurnası,
Yâr'i tatmin etmezse Hüdâ'ya dayanılır.
Kanyonlar içinde kıyamda her an,
Art arda sıralı kır çiçekleri,
Soyunup güneşten hakkını alan,
Beslenir özünde kar böcekleri.
Rayıhayı bekler yuvada yavru,
Kumsalda beste sensin, nağmelerde dengin yok,
Ufukları aşıp da kalbime saplanan ok,
Mükâfat mı, ceza mı, adını koymak lâzım;
Sahilleri serin tut sinede sûzânım çok.
Açık denizler sana kavuşmak için coşar,
Vicdanında, gönlünde, kulağında sağırlık-
Başlamışsa aniden, acile gideceksin.
Tarikatta, mezhepte, yırtar geçer kabızlık,
Tasavvuftan sıyrılıp, Kur’an'a döneceksin.
Kitleler mi Alla'hı, Allah mı kitleleri-
Kandırma da mâhir kim, gelin karar verelim,
Yükte hafif pahada ağır kalan değeri,
İbadetin sonunda borsadan öğrenelim.
Varolmaktan maksat ne, dürtüye mi kapılmak,
Her şeyi eleştirip, yüzünden nuru döken,
Yüksek volta tutulmuş kuru kafa gibidir,
Kabahat arayıp da ayıbı ifşâ eden-
Foseptik çukurunun kalıplaşmış dibidir.
Halîfe Kâbe ördü vahiyle indi ilhâm-
Tahkim için evreni iskele kurmaktadır,
Târîkatçı ahkâma nizâmât veren zulâm,
İlâhi mahkemeye bürokrat sokmaktadır.
İslâm da su çekildi pınara yönelmeli,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!