Aşk burada sol yanında, kelimelerde,
Bir nefes gibi yakınken, “Neredesin sen?”
Kalbinde sen saklıyorsun beni belki de.
Niçin hâlâ sormaktasın, "Neredesin sen?"
Belki sonbahar yaprağının düşüşünde,
Ümitler göç etmiş, yol almış uzak,
Kalp dile küskün, dua neye yarar?
Düşlerin içinden geçsem çarparak,
Hicran vakti geldi, söz neye yarar?
Bir ateş yanarken kül olmuş benzim,
Aşk yükünü çektim ömrüm boyunca,
İki damla yaştan gayrı neyim var?
Gurbette kaldığım zaman boyunca,
Bir dikili taştan gayrı neyim var?
Gözlerimde tüter eski bir diyar,
Hayat ciğerim kanar, dilim kurur;
Delik deşik, param parça uçuşur.
Gurbet elde sensiz köşkü neyleyim?
Öksüz kalan kalbim ağlar, savrulur.
Ebedi kor bir yangına namzedim;
Kiminin yüreği yanar,
Kül yemiş, içini dağlar.
Kimisi hiç kalır, çatlar,
Ne zor bir şeymiş yaşamak.
Bir söz vardı peygamberden,
Sıladan geçtim ben, lala,
Çeşmi cihan bu mu ola?
Gel yârim, son kez yanıma,
Helalleşelim aşk ola.
Olanlar, kalana olur,
Zaman durur gittiğinde;
Her saat, boş bir yankıyla çalar.
Terk eder akrep yelkovanı;
Her anım, bir sensizlik yarasıyla kanar.
Sana tutkun sokaklar,
Yüzlerce şiir gözlerimde,
Kaleme süzüldü, beste oldum.
Binlerce mısra,
Döküldü kâğıda, hiç oldum.
Yürek bin parça,
Tutmak mümkün olmadı,
Eceli bekler gibi bir can ile.
Geçip gittin bütün türkülerden,
Yaraladın, yaktın gözlerimi,
Parça parça bir hayatın içinde can çekişirken.
Bak, gördün mü, yine güneş soluyor?
Akşamın habercisi bu, bir de yalnızlığın.
Gün bir kadehti ömrümden içtiğim,
Uçup gittin ellerimden ansızın.
Ardından delicesine çöken hüzünle sarhoşum sanki.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!