Aklını taşırıyorsun başımdan.
kıyıya bir kaç kulaç kala kıyıya
soluğum
tükenyor sevişmekten.
İncir çekirdeği ile incir ağacının kovuğuna
saray yaptılar taş duvar ustaları.
Terzilerin;
krallara aptalların göremiyeceği elbiseler dikmesiyle
boyunun ölçütünde büyüdü yerküre
haçlı seferleri başladı
gece bekaretini gündüz kılıçların kuşanıldığı kemere
bağladı..
emniyetteydi korku..
Yirmidört saatin!
on saatini namerde muhtaç olmamaya ayırdığımızda geride kalan
sadece bi dörtlük
çala-pala kuru sıkı fişek.
biz uyurken kuruluyor
Hangi iyiniyet taşını kaldırsam
altında adilik
sus-pus kıvrılmış,
ışığı görünce bakıyor.
can değil
Bir gün;
hayatını
ruhunu
bedenini paylaşma ahengin kalmıyacak.
Uyumu,uyumsuzluğu
Sert yalçın kaya yatağında
dar mağara ağzı zamanda
seller gibi boşalsın tenimizden sevda.
Sıkı sıkı sımsıkı sarıl
uçarken düşmeye yakın
Biz
kendimize çeki düzen verme işlemini
asgari düzeyde
etoburlara bıraktık
şimdi
ekmek parasına bilinç veriyoruz
Elbette;
hakkının hukukunda kendin olmanın özgünlüğü
özgürlüğüdür sevgi.
Mec-buruk zamanın denksiz vaktinde
çoğu kez
Avuçlarımın içinde kor tanesiydin
ne rüzgarlar
ne boranlar esti
hala yerli yerindesin
gün
ve günler geçtikçe hafifledin
Öyle güzelsin ki;
gemiler limanıma böyle salına salına yanaşmadı hiç.
saçlarında deniz senin
bir dalgasında perçem düşer yanağıma.
Öyle güzelsin ki;
Doğduktan sonraki
savaşım benim varlığım
acımasız sorgusuz silahlarım
senliği
evrenimden sildi
yok saydı düşlerimden.




-
Güner Hakan Çoban
Tüm YorumlarBU DA CANDİR İŞTE
BU DA CANDIR İŞTE SENI SEVERKEN..
ÖLMEYI DE BİLİR BUDA CANDIR İŞTE
MAHKUMDUR SENİ BEKLER GÖZ YAŞLARI İLE.
SENSİZ NEFES ALAMAZKEN BUDA CANDIR İŞTER
..........20.04.2013...........GÜNER KARATEKE