Kimse;
ayaklarının bastığı alanı ve anı!
sanıyor ki böyle
Dünya ve zaman Asi
rüyalar başına buyruk
Ağlasan yüzümde
gülen bir sahra oluşur
binbir yüzlere ç/ölüm olsun
yaşayan özüm
Emek ise emek!
İlerleyen bu uydu/ruk teknolojide,
gökyüzünde
yalnız gezen yıldızlarımız yok gayri
gayri -ihtiyari hedef bile şaşırttırır geri akıllılık
ardından;
öldürmeye özür dilemek bile yetmez köleliliğimize
Aşkı,
ne erkekler nede kadınlar yazmaz
gönül yazar
şiiri yazıyorum
olduğu yerden kurtuluyor zaman
şimdi ki zamanelik dinleniyor imgede.
Gülümse(ten)
gülüm sa(ten) okşamalar nasırların yontusunda za(ten)
abut kataloğundan aptalca güzelleşmeleri yedireceksin cildine
elbette bedava değil.
Zafiyet ve cahillik!
Deniz üstünde
gökyüzü altındaki katmanda boşlukta
Güneş;
suyun içinde gümüşi inmiş
bana ne kımıltılardan bu sessizlikte
Savaş çıkaranların
ve
savaşanların belleğinden yitip gitseydi sevişmek
Savaş günlük olağanlık sayılır
mesela,
yemek masasında çatalı ve bıçağı eline almak kadar olağan
Bazen susuyorum suyun başında
şırıltılara kapılıyor tınılar
Üzgünüm.
Halim-salim
ile
Geriye düşüp kalıyorsun ardında
gölge olup adım da bağlanıyor pahasına emeklemek
yürü ya kulum yürü
veyahut yürüt
çalınan saatler
Hayır,
böyle iki nokta üst üste
ve
Üç beş dış parantez ile duyumsatacaksa hayat mutsuzluğu
ve
üzüntüyü




-
Güner Hakan Çoban
Tüm YorumlarBU DA CANDİR İŞTE
BU DA CANDIR İŞTE SENI SEVERKEN..
ÖLMEYI DE BİLİR BUDA CANDIR İŞTE
MAHKUMDUR SENİ BEKLER GÖZ YAŞLARI İLE.
SENSİZ NEFES ALAMAZKEN BUDA CANDIR İŞTER
..........20.04.2013...........GÜNER KARATEKE