Baktım da geriye, seneler olmuş;
Gittiğimiz yollar, sonunu bulmuş;
Maziden sadece anılar kalmış;
Amansızca geçen yıllara sordum:
Bir tesellim vardı tebessüm diye;
Dostları bulunca dünyam değişti.
Düşlerimin çıktığını hissettim.
Yaşama tutundum, havam değişti,
Toprağımın çektiğini hissettim.
Anladım ki, dünya bir kara duman.
Yoğrulmuşum faniliğin hiçinde,
“İsli, naylon bir çatmanın içinde,
Yetmiş beş yılında, Mart’ın üçünde;
Doğdun” derdi,bana Rahmetli annem!
“Bahar seli nazlı nazlı akarken,
"Bir daha" demiştin, "Arama beni!"
Baharımı kış eyledim, aradım!
Zindana hapsettim bendeki seni;
Bir kanatsız kuş eyledim aradım!
Kırk senede kırk dağ deldim, gelmedin,
Düşmüşüm gurbetin pençesine yar;
Şu talihsiz bahtım, gülmedi gitti,
Öksüz feryadımı artık kim duyar?
Hercai baharım gelmedi gitti!
Yastığa darıldım, uyku yok gözde,
Seferberlik öncesi, yüz otuz sene evvel,
Osmanlı'ya musallat olmuştu yedi düvel!
Vatikan'da eğitip binlerce misyoneri,
Hoca kisvesi verip tutmuşlar her bir yeri!
Sakal, cübbe, sarıkla halk içine girmişler,
Kandırmışlar milleti, itibar da görmüşler!
GÜVERE’DE ÇOCUKLUĞUM
İlkokul yıllarıma döndüm de bu aralar,
Canlandı hayalimde silinmez hatıralar…
Güvere’de yaşandı en renkli senelerim;
Bahar gelip bağlar çiçek açınca,
Uçar daldan dala, bülbül bu.
Neşe saçar etrafına aklınca,
Unutmuş gülmeyi, melül bu.
Hissiyle dağları söker yerinden.
Açsam billür kanadımı,
Ötelesem feryadımı;
Alıp cümle muradımı,
Uçsam gezine gezine...
Gurbet kuşu oldu gönlüm;
Viran oldu dağım, taşım
Bekliyorum, gelmiyorsun.
Hasretinden ağrır başım,
Bekliyorum, gelmiyorsun.
Aramızda yok dargınlık,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!