Ne mutlu sözde değil özde insan olana
Ne mutlu kimseyi dışlamadan kucaklayana
Acıları hüzünleri içinde köz edip
Sevgiyi hoşgörüyü yürekte taşıyana
Dostça kardeşçe hep bir arada yaşayana.
NERDEN NEREYE
Yıl 1995. Erenköy, Tüccarbaşı...
Bizim apartman ile komşu Feza Apartmanı, birbirine çok yakındı. Aramızda yalnızca bahçeyi ikiye bölen alçak bir duvarı vardı. Mutfaklarımız iç tarafta kaldığından biraz daha mesafeliydi ama odalarımız birbirine nefes kadar yakındı.
Çaresizdik düşerken diplere
Hasret gittik
Mazide kalan günlere.
Hayatın bizlere sunduğu mutluluk
Koparılırken yüreğimizden
Suskunluklarımızın altında ezilen bedenimiz
Günden güne ölümün eşiğine yürümekte
Farkına varamadığımız bu yolculuk
Sona erecek günün birinde
Minarelerden göklere yükselen selâ ile.
Ölüm fermanım gibiydi gidişin
Kuş uçmaz kervan geçmez yollarda
Çaresizce aradım, yaralı yüreğimle seni
Bulutlar bile ağladı, benim naçar halime
Yalvarmalarım kâr etmedi senin taş kalbine.
Ölüm fermanım gibiydi gidişin
Kuş uçmaz kervan geçmez yollarda
Çaresizce aradım seni, yaralı yüreğimle
Bulutlar bile ağladı benim naçar halime.
22 Ekim 2013
Dallarımı kırdı hoyrat bir rüzgar
Dört bir yana savruldu anılar.
Hayallerim darmadağın yüreğimde
Dalıp dalıp gidiyorum derinlere
Çoğalıyor dilimde pişmanlıklar
Sabahın ayazında, güvercinler yine safta
Savaşıyor martılar bir lokma uğruna
Kimisi balık avında, kimisi simit kuyruğunda
Kimisi iblisin yanında, kimisi ölümün eşiğinde.
Yıllardır sönmeyen bir ateş yanar bağrında
Çırpınırken ülkem
Hoyrat ellerde
Ölümün soğuk yüzü düştü
Bu sefer de üzerine
Kıyamet koptu sanki
Kâh ağladım kâh güldüm
Yaşam serüvenimde
Su misali akıp gitti ömrüm
Bu çarkın içinde
Yıllar yılı boğuştum




-
Mustafa Yılmaz
Tüm YorumlarSağlıkla geçecek uzun yıllar dilerim.
Mustafa yılmaz