Kürsüde mangal yakar, sözde hizmet pişirir,
Mikrofonu görünce birden aslan kesilir.
Seçim gelir "canım halkım" diye sarılır,
Sandık kapanır kapanmaz makamına çekilir.
İşte böyle zamanlarda çıkar bir hatun,
Diline kilit vurulmaz, ne zincir ne kanun.
Face'de "Uz Billir" derler, tanıyan tanır onu,
Yanlışa rast gelince başlar davulun gürültüsü.
Belçika'dan bakar ama gözü burada gezer,
Bir bakan gaf edince klavyeye hemen çöker.
"Yahu bu kadar da olmaz!" diye söylenir,
Sözleri bazen ok olur, bazen kahkaha getirir.
Derler İstanbul'danmış kökü, eski bir semtten,
Gurbet elde yaşamış yıllarca memleket hasretiyle.
Ama unutmaz memleketin bitmeyen derdini,
Ne zamcıyı sever ne boş vaat edenini.
Kimi makam satar, kimi vicdanını pazarda,
Kimi de halkı unutur koltuğun sıcaklığında.
Hatun ise uzaktan seslenir meydan yerine:
"Biraz da iş yapın beyler, yeter artık laf ile!"
Ne sağa tam yanaşır ne sola sığınır,
Aklına yatmayan sözü duyunca hiddetlenir.
Kimi onu huysuz sanır, kimi dobra kadın,
Doğru bildiğini söyler, budur onun inadın.
Meydanlarda nutuk çok, hakikat ise cılız,
Kimi tilki kurnazlığında, kimi devekuşu misal.
Hatun güler uzaktan bu acayip oyuna:
"Millet uyandı beyler, dikkat edin sonunuza!"
Kayıt Tarihi : 22.06.2026 18:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!