Karşıdan şöyle bakınca
Yemyeşil yalancı cennet
Bela bize yüzelli yıldır
Fakirlik rezalet
Alıştık sömürülmeye
Yalvardık bulduk koyuna keçiye çoban
Kuzu oglakların çobanı ana bacıdan
Bıkmış bakıyor inekler damdan
Per perişan halleri var köylümün
Hırsın senin bir zavallı köylüye
Uyumadan sabah ettim geceyi
Ne oldu sanki döndünmü bana
Arar gözler gece gün boyu seni
Ne oldu sanki döndünmü bana
Unutamam bu gönül sancısı
Gönülden her yaprağına bir şiir yazdığım
Özlediğim hasret üstüne hasret ektiğim
Çaktırmadan üzmeden tane tane ayrılırım
Ağaçtan yapraklarının ayrıldıgı gibi
Farkettirmeden nasıl
girdiysen gönlüme öyle
Gözlerim dalıveriyor
Kapkara gözlerinle
Hayalin hep karşımda
Konuşuyorum dinliyor
Senle baharken kışlar
Bu gençlik çağımda
Çocukluğumda sorumluluk yüküm
Mutlulukla geçmedi birtek günüm
Kısaldı bu boyum kurudu gùlüm
Saz telinde şiir olmuş halim var
Niçin yaşıyorum diye sormayın
Kapanmış yaramı sizde açmayın
Çocukluğumda sorumluluk yüküm
Mutlulukla geçmedi bir tek günüm
Kısaldı boyum kurudu gülüm
Saz telinde şiir olmuş halim var
Niçin yaşıyorum diye sormayın
Koyunları kuzuları otlatırken
İlk çıkan çiçekleri ben toplardım
Papatya menekşe gül kırklar çiçeği
Bin bir hayaller kurardım destelerken
Hiç birini getirip te veremedim
Avlunuza atardım alırsın diye
Öyle bir eski rüzğar
Ne yaprak kalsın ağaçlarda
Ne de gökyüzünde bulut
Öyle çıkki ay dede
Gündüz gibi
Yıldızlarını çiçek açtı sansınlar
Gidemiyorsan eğer
Ne mekke ara
Ne medine
Görmek istiyorsan
Dik bir ağaç
Kel bir tepeye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!