Kırdığın ipe attığın ilmek,
İnceldiği yerden kopar unutma.
Adamların derdi ülkeyi bölmek,
Puşt puştluğunu yapar unutma.
Akrep, yılan, çayan, ya da fareler,
Çaresiz, çare bana.
Çare, biçâre bana.
Bir davet, benden sana,
Sen, hiçbir şey sormadan,
Başkaları girmeden,
Gel, gir benim kalbime,
Kul yalvarırken duası gider mi boşa?
İstediğine para, pul, mal veriyorsun.
Sana münacaatım isyan değil, haşa!
Yarabbi! bize herşeyi bol veriyorsun.
Umudumuz ertelenmişken başka bahara.
Gönül yine tabip arar
Vurgun yedi şu sıralar
Hele bir bak şu sineme
Gir yarim yarim yarim
Aşkından yüreğim yanar
Bizi düşünme sen oğlum Mehmet.
Bir bilsen "ney" gibi yaşıyoruz.
Bu yıl da yağmazsa eğer rahmet.
Aç susuz bey gibi yaşıyoruz.
Dokuz araba, on katım olsa,
Sen niye geldin karakış?
Kaçırmak için mi beni bu köyden?
“Ayran elden, su gölden”
Ne güzel geçinip gidiyorduk.
Gündüz güneşte yanıyor,
Gece üşüyorduk.
Su içtim bugün sarhoşum.
Kendimi gökte bulmuşum.
Uyu benim ninnoşum.
Uyu uyu, sen yat uyu.
Uyu uyu, hep yat uyu...
Tam iki yıldan beri,
Bahçemde yaşıyor.
Diktiğim çiçekleri,
Yuvasına taşıyor.
Gaz sıktım olmadı.
Kimine seçim dünyası
Kimine geçim dünyası
Bizimkisi edebiyat
Gerisi 'Aç tavuk rüyası'
Er lakabıyla anılır ya...
Namlularla uzatmalı,
Suriye’ye Zeytin Dalı.
Onları burdan atmalı,
Bozuk dünyanın niyeti.
Afrin’de bir Musa vardı




-
Habip Altıok
Tüm YorumlarYorum ve eleştirilerinizi bekliyorum. Selam ve dua ile...