Eskiden derdik ki;
'Şu yoğurdu sarımsaklasak da mı saklasak? '
'Sarımsaklamasak da mı saklasak? '
Ne lan bu! ! !
Konuşmak yasak, yazmak yasak
Haramiye kızmak yasak
Sarıkamış, Sarıkamış.
Sarıkamış yüce dağmış.
Sarıkamış, Sarıkamış.
Üzerine karlar yağmış.
Sarıkamış, Sarıkamış.
Sürmüş atlarını Asya'dan, çok ötelerden,
Senin göçebe hayatın, durmaz m'ola Sarılar.
Suriye, Halep üzeri, Nevşehir, derken...
Türkmen Obası, bir yurt, kurmaz m'ola Sarılar?
Yaz gelince hazırlar, tongü ile tırpanı,
Sağlık olsun derler her şeyin başı.
Bitti baharımız getirdik kışı.
Yüreğimde yanan aşkın ateşi;
Sen alev sanırsın;
kor dostum kor…
Hayat oyununda sahneye çıktım,
Yağ satarken, bal yalayan kast gördüm.
Döndüm arkaya şöyle bir baktım,
Elbir gördüm, çaşıt gördüm, puşt gördüm.
Menesperi, irezili, kirsili,
Yüklesem derdini, derdim üstüne,
Elim titrer, yürek yanar sevdiğim.
Yeter gelme gayrı benim üstüme.
Vurgun yedim, başım döner sevdiğim.
Bülbülün dilidir çektiği çile.
Sensiz geçen yıllar, yıldan sayılmaz.
Seni sevmelere inan doyulmaz.
Dağlar, taşlar duyar, sana duyulmaz.
Dinle ey sevgilim bir kere dinle,
Seni benim gibi seven bulunmaz.
Şiirlerime neler yazarım?
Yazarken bir resim çizerim.
Cümlelerim kürdandır amma...
Kelimeler hezen gibidir...
Kafiye, nesir, heceyle uyak.
Bu zamanda şiir yazmak
Zor zanaat...
Dil ehlinden artakalan,
Kırıntılarla...
Geçiniyoruz işte,
Kıt kanaat...
Gece örtmüştü üstümüzü
Önce hafif bir uyku sisi.
Gözlerim beynime yenik
Gövdem kalbime.
Öylesine yorgun
Baktım bulutlu pencereye.




-
Habip Altıok
Tüm YorumlarYorum ve eleştirilerinizi bekliyorum. Selam ve dua ile...