Karabağ'da, yakar meni.
Bu zulümden kurtar meni.
Kar üstünde gel gör meni.
Dünün vahşi taşnakları,
Kan emici Hınçakları,
Kuzu postunda Ermeni...!
Açmış yakayı, bağrı,
'Es deli rüzgâr,' demiş,
Köyde, garibanın biri.
Sert esince deli rüzgâr,
Garibim şikâyete başlar;
Buldun benim gibi garibi,
Öt, ey bülbül, bugün sana doğmuş seher.
Bil ki benim de bir evvelim, bir ahirim var.
Sen gülünü aç gonca, sana geldi ilkbahar.
Benim yolumu bekleyen, başka baharım var.
İki metrelik bir çukur nedir? Dar mı dar...
Fırıldak olmalı insan.
Şöyle yanar dönerinden.
Nereden eserse rüzgâr,
Kokusunu iyi almalı,
Hemen bir yol bulmalı.
Bir kor altını taksan boynuma,
Derim; bir daha, bir daha olsun.
Bir penez için gelsen yanıma,
Olsa vermem ya, yok gadan(ı) alsın.
Hava, su, ateş, şimdi bedava,
Devr-i fetretindeyiz şimdi, modern çağların...
Düşmüşüz pençesine zalim, softa ağların.
Hal-i pürmelâlime bakar, bakar ağlarım.
Müslüman, müslümanla vuruşuyor gardaşım...
Allah’a havale et diyor, gel buna yanma.
Hiç kalmadı helal, haram düşünen.
Edep, hayâ yok ki, nedir aşınan?
Her ne ise bizde, böyle yaşanan?
Rahmet üstümüze yağmıyor gayrı.
Tenkit bilmez, suçlar beni tekfirle.
Ay doğar yücelerden.
Mehtaplı gecelerden.
Yâr beni sorsun diye,
Yıldızlara yalvardım...
Mektubum var hediye,
(Sevgili Yakup İlhan'a)
Bu gece dışarıda
Serin bir hava var.
Memleketimin iklimine
Gelmiş ilkbahar.
Gene eski günler düştü aklıma,
Gidip Sarılar’ı göresim geldi.
Oğlum dalga geçti şaştı aklıma,
Dâh edip ‘sumsuğu’ vurasım geldi.
Babam atlarınan düven sürüyor.




-
Habip Altıok
Tüm YorumlarYorum ve eleştirilerinizi bekliyorum. Selam ve dua ile...