Deli gönül ne hayaller düşlüyor,
Ruhumda bir yangın yanıp sönüyor.
Ben yıldız ararken bulut geliyor;
Kalbim sessiz sessiz taşa dönüyor,
Her nereye gitsem başa dönüyor…
Ömür geçti bekle bekle.
Sabır bitti beklemekle.
Gönüle bakar mısın?
Erciyes’ten kar bekliyor;
Uzaklardan yâr bekliyor…
BENİ BANA BIRAKMA
Kör kuyulardayım; misal-i Yusuf’um
Sen beni bana, bırakma Allah’ım.
Açtım ellerimi duaya durdum,
Sen beni bana, bırakma Allah’ım
Kaşla göz arasından yakınsa ölüm.
Ölümü vuslat bilirim.
Ölmeden ölene, ne yapsın ölüm?
Düştükçe yere, yeniden dirilirim.
Ben ölürsem, böyle ölürüm.
Alıp satmayı değil,
Yapıp satmayı öğret, beyim.
Bir balık vereceğine,
Balık tutmayı öğret, beyim.
Çok verirsen arsız,
Sessizce dalından düşünce yaprak
Hazan dendi mi eylülü bilirim.
Bakalım dünyada kimler kalacak
Ben ölürsem bir eylülde ölürüm…
Umut varsa eğer bizde yaşarız
Hacı Bayram Cami avlusunda bir ihtiyar...
Anlatır derdini bildiğim kadar.
Bedeni tutmuyor, dizi titriyor.
İçini döktü sonuna kadar...
Paltomu attım sırtına
Al, giy şunu, bak çok soğuk dışarı.
Duysun bütün dünya, duysun sesimi,
Altaylardan gelir ırkımız bizim.
Ötüken tutarken benim yasımı,
Sarayları basar, kırkımız bizim.
Demir dağdan, Kafdağı'ndan geliriz,
Çıkmış ekranlara koca adamlar,
Ne utanması, ne arlanması var.
Kaleminden zehir, dilden kan damlar.
Otursalar zarar, kalksalar zarar.
Hesabı bilmeyen müflis bir tüccar,
"Tohum ekilmezse,"
"Masal anlatılmazsa,"
Ölürmüş...
Dokunmadım sabuna suya,
Biraz şundan, bundan yazdım.




-
Habip Altıok
Tüm YorumlarYorum ve eleştirilerinizi bekliyorum. Selam ve dua ile...