Ömür geçti bekle bekle.
Sabır bitti beklemekle.
Gönüle bakar mısın?
Erciyes’ten kar bekliyor;
Uzaklardan yâr bekliyor…
BENİ BANA BIRAKMA
Kör kuyulardayım; misal-i Yusuf’um
Sen beni bana, bırakma Allah’ım.
Açtım ellerimi duaya durdum,
Sen beni bana, bırakma Allah’ım
Sessizce dalından düşünce yaprak
Hazan dendi mi eylülü bilirim.
Bakalım dünyada kimler kalacak
Ben ölürsem bir eylülde ölürüm…
Umut varsa eğer bizde yaşarız
Bir Ömer gelir mi diye ufka bakmaktayız.
Biz ki Kenar-ı Dicle’de koyun otlatmaktayız.
Hamd olsun ahvâlimi sorarsanız Devletlüm,
Gayrı verdiğimiz sözlerden çark etmekteyiz.
Vakıflar, hastaneler ile hayr etmekteyiz.
Derdim var içimde,
Dört duvar içinde.
Büyük küçük herkesi,
Gördüm var içinde.
Derdim var içimde,
Fırıldak olmalı insan.
Şöyle yanar dönerinden.
Nereden eserse rüzgâr,
Kokusunu iyi almalı,
Hemen bir yol bulmalı.
Devr-i fetretindeyiz şimdi, modern çağların...
Düşmüşüz pençesine zalim, softa ağların.
Hal-i pürmelâlime bakar, bakar ağlarım.
Müslüman, müslümanla vuruşuyor gardaşım...
Allah’a havale et diyor, gel buna yanma.
Ay doğar yücelerden.
Mehtaplı gecelerden.
Yâr beni sorsun diye,
Yıldızlara yalvardım...
Mektubum var hediye,
Gene eski günler düştü aklıma,
Gidip Sarılar’ı göresim geldi.
Oğlum dalga geçti şaştı aklıma,
Dâh edip ‘sumsuğu’ vurasım geldi.
Babam atlarınan düven sürüyor.
Gel artık ey ilkbahar.
Gül tomurcukta şimdi.
Eğme dalını rüzgar,
Gül tomurcukta şimdi…
Gördü yüzünü güneş,




-
Habip Altıok
Tüm YorumlarYorum ve eleştirilerinizi bekliyorum. Selam ve dua ile...