Güzergâhımda kayboldum,
Binbir düşüncenin, binbir gecenin koynunda.
Hasretin boynuma sarılmış bir sarmaşık gibi,
Delip geçer zaman acımasız dizginlerini.
Deva da dert olur;
Kabri zamanın içinde kaybolurum.
Yorgun nefeslerim çarpıyor sessiz duvarlara,
Her yankı adımı benden biraz daha çalıyor.
Takvimler değil eksilen,
İçimde usul usul çöken bir ömür oluyor.
Ne vardığım yer benim,
Ne de döndüğüm yol tanıyor ayak izlerimi.
Kendi gölgemin ardına düşmüş bir yolcuyum;
Yüzümde yılların susturduğu fırtınalar gizli.
Ömrüm, kırık bir pusulanın gösterdiği istikâmette,
Adını bilmediğim yalnızlıklara sürükleniyor.
Her adımda biraz daha eksiliyorum;
Her durakta içimden bir mevsim kopuyor.
Kim bilir hangi vakitte unuttum gülmeyi?
Hangi sabah bıraktım umut denen emaneti?
Şimdi yalnız, suskunluğun derin kuyularında
Kendi sesime bile yabancı kalıyorum.
Ve bir gün,
Beni arayan olursa söyleyin;
Rüzgârın taşıdığı küller arasında değil,
Yarım kalmış duaların son mısrasında uyuyorum.
Sempatikşair/Emrah Alince
31.07.2026
Kayıt Tarihi : 31.07.2026 22:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!