Şimdi saatler benim, sensiz yine
Gece benimle başlıyor, sen benimle
Kırmızının rüyasına gireceğim, bilirsin
Seni kırmızı ile seveceğim, sevişeceğim.
Şimdi saatler benim, sensiz değil
Gecenin ışığına çıkıyorum, uyurken.
Sabah diyorum, sana doğacak, uyuyorsun.
Güneş ışığı değil uyandıran, sesinin tınısı
Bir nefes can, bir nefes ışık, bir kocaman kalp.
Gün an, Sabah
Uzanan zamana baktım,
Her zerresini sen sarmalamış,
Uzanan zamana bir el,
Çekingen, muzip, incecik...
Sadece, sözcükler ile dokundum,
Sadece, korkularım idi sessizlik.
Sadece, anlatan sen değildin,
Sadece, yanlış insanı dinledim...
Gün an, Sade
Sonsuz gri ve kocaman girdap hali !
Yüzün görmediği zaman, azalmıyor?
Çoğalıyor sisler, azalası yok !
Duraksamıyor sessiz zamanlar?
Sessizliğe doğru uyanmakta gün,
Sakin,çok çok dingin adımlar ile,
Karanlıktan doğru ayağa kalkıp,
Küçük ayaklı bir kadın gibi,
Yaşam ile biçimlenir insanoğlu,
Varlığının başlangıcına doğan öz ile,
Öz, aşkı bulana kadar nefesi özler,
Bulduğu an, yine bitmez özlemek, öğrenir.
Gün an, Özüm
Hepsi bu zaten …
Yalnızlığın içine oturup ekmeği bölen şair …
Dizelerinde paylaşır bizimle,
Yaşanmış yada yaşanmamış hayali…
Kocaman egolar sokağına düşersen,
Adamın kafası kalkmaz, aklı bulanır.
Bir adım geri gel, iki güzel sohbet,
Bir pervasız bakış, hadi sağlıcakla...
Gün an, Pervasız
Nereden başlamalı, sağnak yağmurda yürümekle..
Veya göl olan sokaklarda çıplak ayak koşarak,
Bir zamanlar değişime en hızlı uyan adam dedi biri,
İyimi idi kötümü dedi bilemedim,
Yolun bittiği her yerde yeni bir yol,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!