Kapı ağır, ağır kapı'nın açılışı.
Işık kapı'dan süzülüp gelecek olur,
Adımların ile beraber,
Ah! Sonra gülümseyen yüzün gelecek...
Gün an, Gelecek
Geceye gelirken can tanem,
Sessizlik, düşüncelerini yankılamış,
Sabaha seni doğurup, gitmeli idim.
Beni bırakıp, gittim...
Gün an, Gelirken
Koyu gri günlerin, acı sessizliği bitmeli!
Tepenin ardına saklı güneş, gelmeli artık.
Sabrın sarmaşığına dolanmış özlemeler,
Doğmalı mutlak an'lar ve mutlak gelmeli.
Gün An, Gelmeli
Yoksunluklara dair ise hayat,
Sessizce izler, beklersin sabırla.
Gerçek, sevdaya dair can tanem
Yerine başka resim çizebilirmisin...
Belli yoksulluk sardı, varsın sarsın.
Belki dizlerim büküldü, bırak acısın.
Belli ki korkularım çekilmez oldular,
Bir sözüne kaybolup giderler, sen gitme...
Gün an, Gitme
Gideceğim bir gün,
Tıpkı Kazım gibi, sesimi çıkarmadan.
İçimde ki beni dışavurmadan.
Bir gün yükleneceğim kendimi,
Kendim olmayan bana dair olanı bırakıp.
İçim kırık, için kırık, kırdım .
Gönlün sevdalı, sevdin bilirim.
İçine sığdır'dın, koşulsuz !
Adamı sevdin be kadın, her halini ! bilirim.
İnsan bakar, bakar konuşur,
Dolu konuşur boş konuşur ama konuşur,
İnsan, insana dıştan bakar,şüphe ile
Bakar yüze değil,ardına konuşur
Şimdi, haydi kalk ayağa gel
Tam yanıma dur, bir nefes bırak aramıza!
Pencerem sana açıldı, sonsuz ve sınırsız,
Gel sevdalım, gözlerinin içine bak...
Gün an, Gözlerim
Güneşin turuncu mor haline yürü,
Akşam üstü olmuş, derin bir nefes,
Üzerine gelen tüm grilere inat,
Adamın renklerine sarıl ! Ve gülümse...
Gün an, Gülümse




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!