Öz, gün ile güneşin biz hâli.
Özlem, karanlığa dair kelimesizliğim.
Özlemek, içimizin tatminsiz ağrısı.
Özledim, zor gecelere söyleyemediğim...
Gün an, öz
Tozu, çamuru akıtan yağmur,
Nasıl güzel değil mi toprak kokusu,
Peki siz, dışı naif, ruhu kirli olanlar,
Kirliliğiniz için yağmurlar yetmez...
Gün an, Kir
Yaşamak ,
Gerçek olana dair rüyalarımın, soluk resmi,
Düşüncelerim ritmini kaybederken,
Aklıma labirentler doğuran sessizliğin,
Aşk ile yazamıyorum
Aşka dair olanı incittiler,
İnsana dair olanı yazamıyorum
İnsana dair olanı harcadılar,
İnsan gibi davranmak zor be,
Adama adam gibi davranmanın zorluğu
Kadına kadın gibi davranılamıyor olması gibi
Önce insan gibi davrandıkça
Adam ardına dolanmanı,
Ağırdır hayat yükü,
Bilemeyiz küçük iken,
Baban anlatır,anan söyler sen duymazsın,
Ağırdır güçlü ol derler,duymazsın.
Sabırdır bu yol,
Bir nefes ölsem, sana.
Sonra, bir nefes üflese yaradan,
Rahmine düşsem yeniden aşk ile,
Sana doğursan beni bir nefes...
Gün an, ölsem
Yumuşak fakat koyu karanlık,
Kahve tadında bir yalnızlık,
Sessizce yitip gitmek,
Farkedilmeden… Ölmek!
Mesele, gri havalara teslim olmak !
Zihnin şeytanları ile oynaşıp, eğilirken.
Kelimesiz yenilgilerin tuzağı'na doğru!
Mesele, sarılması derinlerine, yan yana dikilmek...
Gün an, Mesele
Işık,
Akşam üzeri, yumuşak
Yansıdığı selviler'den olsa gerek.
Sarı değil, turuncu da...
Oturduğum yere yansıyor,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!