Düşünce ile ürettiğin kelimelere,
İlhamın cümleleri sopa sallar.
Düşünce, ilham ile nasıl barışır?
Mimikleri yüzleştir bak nasıl öpüşürler!
Gün an, Mimik
Bir pırıltı ile başladı yaşam,
Bir damla ışığın ellerine yansıdı.
Öylesi küçük, bir o kadar can idi,
Tam kapının önü, gel dedi...Gel..
Mum alevimin sıcağına gel kadın,
Geldiğin an! seni sen yapan ruha,
Yumuşak sarı sıcak rengime ak hele!
Eriyelim kadın, balmumu akşamlara...
Gün an, Mum
Nasıl? uzaklar geldi yanımıza,
Belirsiz zamanların çocukları,
Nasıl? çaresizlik sessizlik oldu,
Tüm yollar labirent oldu, kaldı...
Gün an, nasıl
Sınırlar, seçenekler çeşit çeşit
Dışına çıkmadın ya! Daha uslusu yok!
Çıktın senden haylazı, mutlu kal uslu ol,
Ya sonra? mutluluğun aidiyeti kimin?
Peki yönetmen? Sen değilsen ?
Sana bir yürek sakladım,
Aşk damarlarını dolaşsın,
Sana bir bakış sakladım,
Gözlerine pırıltı olsun,
Sana kollarımı, bir de göğsümü bıraktım.
Her daim sarılasın,
Her günüm yarın, sana ulaşsın isterdim.
Günler saklanbaç oynarken günlük hallere,
Gri yağmurlara saklı sözlerin,
Sevgini sakladıkları, umuda teslim.
Gün an, Saklanbaç
İsimsiz ve sonsuzluk halim,
Sade bir an içime çektiğim nefes,
Yoksulluk halim, sessizliğin sardığı.
Benliğim sana kaldı, kalanı ayçiçeği tarlalarına.
Gün an, Sana kalsın
Yaşam, tekrarsız senaryo
Sayfaları, kalemimiz yazdıkça var.
İnadına sayfa, sayfa yazabildikçe,
Zaman yokmuş gibi değil !
Kum tanesi dilerse,
Güneşin alnı'na serilir,
Olmadı, denizin tuzuna sarılır.
Özgürlüğü dilediği gibi seçer,
Peki ya insanoğlu?
Terin tuzuna saklanmış,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!