Boş kağıda bakarken, dolu ellerim ile,
Sessizce duyuyorum kahkahalarını,
Çınlayan öykümün satırları yansıyor,
Sadece kulakların duyduğu...Gülümsüyorum.
Gün an,
Batı'ya gidiyorum,
Güneşin batımına doğru,
Anlam gerektirmeyen, Alaca karanlık !
Zamansız, akışkan yalnızlığa gebe!.
Doğu' ya yürümedikçe adımların,
İçimde yaşanmışlıklar yığıldı,
Yıllara, yollara dair
Yürüdükçe yaşanan insanlara
Kapısını bacasını açıp girdiğim şehirlere,
Gönlünü açan insanlara dair,
Kırık bir yaşam haline saklanıp,
Hüzün kapladım durdum zamana!
Avucuma düşen kum tanesine gülümsedim ,
Vazgeçtim, kırık hüzün halinden...
Günan, Hal
İnce bir sessizlik, narin
Çevreni saran yaşamsal haller,
Beklemek seni sakin,
Çevremi saran sonsuz özlemeler,
Gün an, Haller
Yeşil,yemyeşil, toprak kokusu ıslak,
Çiçek kokular menevişli, işveli
Suyun sesi var şıkır mıkır,
Birde sivrisinekler olmasa,
Ben nasıl ölürüm bilmem,
Ölesiye sevgilere dair,
Öylesi güzel ruhlar sevdi ki beni,
Tüm çirkinlğin de dünyanın,
Öylesi güzel kadınlar,
Ruhları olan ben olan kadınlar
Şikayet eder insanoğlu,
Sınırların aşılmazlığına,
Zamanın kayıp hallerine,
Çevresini saran perdelerine,
Kapılır gider insanoğlu,
Senin derinliğinde kaybolurken
Anımsarım içimde,seni.
Tüm zamanlar da olmaman gerekir…
Varsın sen tüm zamanlarda…
Nasıl bir kurgu?
Kelimeler unutulmak için!
Yoksa ben unutulmak üzere olan mıyım?
Bulamıyorum sana dair bir iz,
Bende olan kayıp …




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!