evleri en fazla iki
bilemedin üç katlı
şirin bir mahalleydi
önce makedon emine teyzeninki
elması
Umutlar tükenir
Eylül olur
Güneş boğulur
gece olur
Ay bile korkar / saklanır...
güneşti ilk umudun adı
denizdi ikincisi
güneşi kararttılar
denizi kuruttular
yıllandıkça yıllar
büyüyor sol omzumdaki boşluk
uzatıyorum elimi
buz yangını bir yokluk
düşününce
zaman
mekan
insan
kaç kere yanıldı doğrular
hüzündü her yenilginin ardı
ben bu eşikte
savrulurken gel-gitlerinde
bir şeyler ölüyor içimde
sıcağına aldanıp
yanılıp / kozasını yırtan
eskiden ne kolaydı unutmak
açık yaraya tuz basıp
zaman'la havalandırmak
sonrası küçük bir iz
sızlamayan
”kaaat helvaaa”
diye bir ses yankılandı mıydı sokakta
o vakit yapışırdım annemin yakasına
mırın kırın etse de önce
kocaman gülümserdi hevesimi görünce
laf aramızda pek yaraşırdı cömertlik
-evrende kaybolmazmış sesler-
maksat
sahiden muhabbet olursa
eh be şairim neyleyim
ne ki benimle derdin
emret nasıl yazayım istersin
mesela




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!